Eğitimcilere 100 milyon liranın üstünde yardım yapıldı

Bakanlık İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı (İLKSAN), 8 bin 928 üyesine geçen yıl toplamda 100 milyon liranın üzerinde sosyal yardım ödemesi yaptı.

İLKSAN Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, üyelerinden 2015’te emekli olan eğitim çalışanı 4 bin 492 kişiye, 93 milyon 986 bin 827 lira emekli ikramiyesi ve görevdeyken hayatını kaybeden 195 üyenin varislerine de 3 milyon 348 bin 172 lira ölüm yardımı yaptıklarını bildirdi.

Yılmaz, “Ayrıca evlenen 4 bin 206 üyemize 2 milyon 259 bin 725 lira evlenme yardımı ve 33 üyemize de 491 bin 945 lira maluliyet yardımı olmak üzere toplamda 100 milyon 87 bin lira sosyal yardım ödemesi yapıldı.” dedi.

”Öğretmenler nakit ihtiyaçlarını ”ikraz”dan karşılayabilecek”

Yönetmelikte yapılan değişikliklerle maaşında haciz bulunan öğretmen ve eğitim çalışanlarının nakit ihtiyacını karşılamak amacıyla üye birikimlerinden oluşan ve sandık kaynaklarınca karşılanan “ikraz” vermeye başladıklarını ifade eden Yılmaz, “Yine ilk defa bu yıl tüp bebek tedavisi için borç isteyen üyelere de 12 veya 24 ay vade ile en büyük 5 bankanın kredi oranı ortalamasından yüzde 34 indirim yapmak sureti ile ikraz vermeye başladık. Üyelerimizden bu uygulamaya çok yoğun talep geliyor.” diye konuştu.

 

‘Sosyolojiyi bu toprakların sosyolojisi yapacak sosyologlara ihtiyaç var’

Millî Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Sosyologlar Derneği tarafından düzenlenen “Türkiye’de Sosyolojiye Rol Vermek” konulu konferansa katıldı.

Bakan Avcı, Ulucanlar Cezaevi Müzesi’nde gerçekleştirilen konferansta yaptığı konuşmada, daha önce katıldığı çalıştaylarda salonların boş kalması ile sık sık karşılaştıklarını ancak bu çalıştayda gördüğü doluluk oranının kendisini oldukça şaşırttığını söyledi.

Kendisinden önceki konuşmacıların sunumlarına salondakilerin alkışlarla tepki vermesini anlamlı bulduğunu ifade eden Bakan Avcı, şöyle devam etti: “Dinlediğim sunumlardan anladığım, sizlerin siyaset ve bürokraside çok güçlü temsilcileriniz var. Dolayısıyla istihdam konusundaki taleplerinizi görüyorum ama bunun anlamlı bir çerçeveye oturtulması için görev tanımlarının iyi yapılması gerekiyor. Bu görevleri öyle tanımlayalım ki sosyologların üstleneceği görevler için başkaları ‘O görevleri biz de yaparız’ diye devreye girmesinler.”

Bakanlık olarak diğer meslek gruplarının sunumlarını da dinlediklerini, herkesin kendi alanını olabildiğince kendisiyle sınırlamayı, yan veya komşu disiplinlerin fazla müdahil olmamasını istediğini vurgulayan Bakan Nabi Avcı, şunları söyledi: “Neyi kastettiğimin iyi anlaşılması bakımından PDR‘cilerin (psikolojik danışma ve rehberlik) kendi alanlarını paylaşmak konusunda zannettiğiniz kadar cömert olmadıklarını, olmayacaklarını siz zaten biliyorsunuz. Dolayısıyla siz nasıl kendi alanınızın komşu disiplinler tarafından daha güvenli sınırlar içinde tutulmasını istiyorsanız felsefeciler de aynı şekilde, psikologlar da aynı şekilde, PDR’ciler de aynı şekilde… Bütün bu sınır tartışmalarını barışçıl bir biçimde çözmenin yolu da her kadronun gerçek tanımını, ne beklendiğini, hangi nitelikte insanların bu görevi yapabileceğinin net bir şekilde tanımlamak.

Bu toplantının anlamlı yönü, sivil toplum kuruluşu olarak meseleye bu şekilde sahip çıkıyor olmanız güzel bir örnek de teşkil ediyor. Bu güzel örneği daha ileri taşımak için üniversitelerimizin ilgili bölümlerinin de müfredatlarını, o üniversitede verilecek eğitimlerden beklenen sonuçları beklentilere uyumlu hale getirmek adına birlikte çalışalım. Üniversite aşamasında toplumsal ihtiyaçlara cevap verecek kazanımların da programlarda yer almasını sağlamak gerekiyor. Üniversitelerin bu konuda bir tutuculuğunun olmadığını biliyorum. Sosyolojiyi bu toprakların sosyolojisi yaptığımız zaman, kendiliğinden reel ihtiyaçlara cevap veren sosyologlarımız olacak demektir.”

Bakan Avcı konuşmasının sonunda, “Sosyologlarımızın da inşallah Türkiye’nin farklı kurumlarında, ama hep aynı hedefe bakarak Türkiye’nin geleceği için, istikbali için hayırlı hizmetler diliyorum” ifadelerini kullandı.

MEB’den öğretmenlere atama açıklaması

Milli Eğitim Bakanlığı, 30 bin öğretmen atamasını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı törenle bugün yapacak.

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, 30 bin öğretmen ataması töreninin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla yapılacağı belirtildi.

Törenin MEB Şura Salonu’nda saat 11.00’de gerçekleştirileceği bildirildi.

Deney yarışmasında Aziz Sancar ödülü

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından, fen bilimleri, fizik, kimya ve biyoloji derslerini eğlenceli ve dikkat çekici hale getirerek, daha kalıcı öğrenme ortamı sağlamak için gerçekleştirilecek Fen Deneyleri Video Yarışması’nda, “Aziz Sancar Özel Ödülü” verilecek.

“DNA onarımı” hakkındaki bilimsel çalışmasıyla 2015 Nobel Kimya Ödülü’ne layık görülen ve bu ödülü kazanan ilk Türk olan Sancar’ın ismini Mardin’deki bir bilim sanat merkezine veren MEB, düzenlenecek deney yarışmasında da Prof. Dr. Aziz Sancar adına özel ödül verecek.

Bu kapsamda, Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü tarafından ikincisi gerçekleştirilecek video yarışmasının konusu bu yıl “Fen Deneyleri” olarak belirlendi.

Yarışmaya, Bakanlığa bağlı resmi ve özel ortaokullarda ya da bilim sanat merkezlerinde görev yapan fen bilimleri, fen ve teknoloji öğretmenleri ile liseler ile bilim sanat merkezlerinde görevli fizik, kimya ve biyoloji öğretmenleri katılabilecek.

Yarışmaya başvurular 8 Şubat’ta başlayacak ve 18 Mart’ta sona erecek. Prof. Dr. Sancar, Ankara’da düzenlenmesi planlanan yarışmanın ödül törenine davet edilecek. Lise alanında bir kişiye, 2 bin lira değerinde “Aziz Sancar Özel Ödülü” takdim edilecek.

Yarışmada, fen bilimleri ile fen ve teknoloji alanlarında 2 bin liralık 9 başarı ödülü, fizik, kimya ve biyoloji alanlarında 2 bin liralık üçer başarı ödülü ile 4 alanda da biner liralık birer Eğitim Bilişim Ağı (EBA) Beğeni Özel Ödülü de verilecek. Ayrıca ödül kazananlara kitap seti hediye edilecek.

Kaynak: AA

MEB’den görme engelli öğrenciler için yeni sistem!

Engelli öğrenciler ve velileri, e-Okul‘a giriş yaparken kendilerini tanıyan sistem aracılığıyla diğer kullanıcılardan farklı sorularla karşılaşacak ve sisteme daha kolay giriş yapacak.

MEB Bilgi İşlem Dairesi Başkanı Bilal Tırnakçı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bakanlığın e-Okul ve veli bilgilendirme sistemlerinden kullanıcıların not, devamsızlık, ders programı, sınav tarihleri ve ortalamalar gibi bilgilere ulaştığını anımsattı. 

“Engellilere fotoğraf sorulmuyor”

Sisteme girişte öğrenci, veli ve öğretmenlere kişisel bilgilerin sorulduğunu ifade eden Tırnakçı, e-Okul‘a girişte kullanıcıların karşısına 5 fotoğrafın geldiğini ve burada doğru olanı seçmesini istediklerini anlattı. Doğru fotoğrafı seçemeyen kişinin, sisteme giriş yapamadığını kaydeden Tırnakçı, bu nedenle görme engeli olan öğrenci, veli ve öğretmenleri de kapsayan bir sistem geliştirdiklerini söyledi.

Tırnakçı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu hususta görme engelli öğrencilerimizle ilgili bir erişim sorunumuz vardı. O öğrencilerimiz, fotoğrafın sorulduğu bariyeri aşamıyorlardı ve sistemlerimize rahat erişemiyorlardı. Biz engelli vatandaşlarımız ve ilgili sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri bir araya gelerek bu problemi çözdük. Onların daha rahat erişimini sağlayacak tedbirler geliştirdik.

Sistemlerimize görme engelli bir öğrencimiz girdiği zaman, belli bilgilerini girdiğinde sistem onu tanıyor. Ona diğer öğrencilerimizden farklı bir ekran açıyor ve onun daha rahat sisteme girişini sağlayacak sorular sorarak sisteme dahil ediyor. Bu öncelikle sisteme işlediğimiz veri. Gelen öğrencinin engelli olduğunu tespit ediyor ve onlara fotoğraf sorulmuyor, bu öğrencilerimiz için başka ekran ve sorular geliyor. Böylece engelli vatandaşlarımızın e-Okul’a girişteki engellerini ortadan kaldırmış olduk. Diğer yazılımlarımız da engelli vatandaşlarımızın erişimine uygun hazırlandı. Burada erişimde sorun yaşamıyoruz. Engellilerin hayatını kolaylaştıracak, bizimle iletişimini hızlandıracak ve erişimini artıracak tedbirleri birlikte alıyoruz. Uygulamalarımızı, onlarla birlikte deneyerek kullanımına sunuyoruz.”

Kaynak: AA

Tatilde ödev yerine sosyal etkinlik projeleri

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) tatilde ödev verilmemesine ilişkin illere gönderilen yazının ardından, öğrencilerin daha çok sosyal etkinliğe katılması için proje başlatıldı. Üç ilde başlatılan pilot çalışmaya 15 bin öğrenci katıldı. Projenin yaz tatilinde ülke geneline yaygınlaştırılması planlanıyor.

MEB Müsteşar Yardımcısı Dinçer Ateş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Bakan Nabi Avcı‘nın öğrencilerin yarıyıl ve yaz tatillerinde yoğun ödev yüküyle eve mahkum edilmesini, pedagoji ve gelişim açısından doğru bulmadığını aktardı.
Bu kapsamda, tatilde ödev verilmemesine ilişkin illere yazı gönderildiğini anımsatan Ateş, bazı kesimlerce bunun “Öğrenciler tatilde boş mu kalacak? Bir şey yapmayacaklar mı?” diye yorumlandığını ifade etti.
Ateş, ödev yazısıyla eş zamanlı olarak üç pilot ilde yarıyıl tatilinden başlamak üzere sosyal etkinliklere ilişkin çalışma yapılması talimatı verildiğine işaret etti.

Bakanlığın gönderdiği ödev vermeme yazısının öğrencilerin sosyal aktivitelere vakit bulmasını amaçladığını vurgulayan Ateş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu kapsamda, pilot çalışmayla Erzurum, Konya ve Bursa‘daki il müdürlükleri ve büyükşehir belediye başkanlıklarıyla işbirliği halinde, 15 bin 300 öğrenciyi sosyal, kültürel, sanatsal, sportif etkinliklerle tanıştırdık. Sinema günleri, kütüphane ve bilim merkezleri ziyaretleri yaptılar, atölye çalışmalarına katıldılar. Erzurum ve Bursa’da öğrenciler kayağa götürüldü, müze ziyaretleri yapıldı, tiyatroya ve sinemaya gidildi, sportif etkinliklere katıldı. Önümüzdeki yaz tatilinden itibaren bütün illerde bu çalışmayı yapmak üzere de bir talimat aldık. Bugünden bunun için çalışmaya başladık. Milli Eğitim Bakanlığı bundan sonra yaz tatillerinde ve yarıyıl tatillerinde de öğrencilerini yalnız bırakmamış olacak. Onları böyle sosyal, sanatsal, kültürel, bilimsel ve sportif etkinliklere buluşturmak için bir çalışma yürütecek.” 

Kaynak: AA

YDS başvuruları bugün başlıyor

YDS‘ye girmek isteyen adaylar, bugünden itibaren 15 Şubat‘a kadar ÖSYM‘nin internet sitesinden başvuru yapabilecek.

Sınav, 27 Mart’ta gerçekleştirilecek, sonuçlar ise 14 Nisan’da açıklanacak.

Adaylar, kılavuz ile başvuru formuna, başvuru süresi içinde, ÖSYM’nin “www.osym.gov.tr” internet adresinden ulaşabilecek. Kılavuz dağıtımı ve satışı yapılmayacak.

Kaynak: AA

Milli Eğitim Bakanlığı lise ders kitaplarını güncelledi

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) lise kademesinde okutulan 110 ders kitabından 95’ini inceledi. Güncellenen kitaplar, 2016-2017 eğitim ve öğretim yılında kullanılacak.

Ortaöğretim Genel Müdürlüğünce ders kitaplarının niteliğini artırmak için yürütülen çalışma kapsamında, mevcut programlara göre hazırlanan ve liselerde okutulan ders kitapları bütüncül bir bakış açısıyla, Anayasa ile yasalara uygunluk, içeriğinin bilimsel ve dil yeterliliği, görsel-tasarım açısından yeterlilik, tarihsel, kültürel, dini ve milli hassasiyetler bağlamında incelendi.

Çalışma kapsamında, öğretmenler, akademisyenler, yazar ve görsel tasarımcıların katılımıyla çalıştaylar da düzenlendi.

Bu kapsamda, lise kademesinde 9, 10, 11 ve 12’inci sınıflarda 2015-2016 eğitim öğretim yılında okutulan 110 kitabın incelenmesi kararlaştırıldı. Üç ay önce başlatılan çalışma çerçevesinde 52’si Milli Eğitim Bakanlığı, 43’ü özel sektör yayını olmak üzere 95 kitapla ilgili inceleme ve güncelleme işlemleri tamamlandı.

Komisyon üyeleri ile yazarlar tarafından düzeltilerek Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığına gönderilen kitaplar, 2016-2017 eğitim öğretim yılında liselerde okutulacak.

Liselerde bütün ders kitapları incelenecek

Çalışma kapsamında inceleme işlemleri bu yıl da devam edecek. Ortaöğretim Genel Müdürlüğü, sadece bu yıl okutulması kararlaştırılan kitapları değil ortaöğretim kademesindeki tüm ortak ve seçmeli derslerin program ile ders kitaplarını inceleyecek.

Bakanlık, çalışmalarla bu öğretim yılında okutulan kitaplar ile Talim ve Terbiye Kurulu kararıyla yeterliliğe sahip kitapları da inceletmiş olacak. Böylece müfredatın uygulanması, öngörülen kazanımların gerçekleştirilmesi ve eğitim öğretim sürecinde en önemli araçlardan kitapların daha nitelikli hale getirilmesi sağlanacak.

Kaynak: AA

MEB kız çocukları için gezecek

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) okula devam etmeyen, eğitimini yarıda bırakma eğilimi olan veya bunu yapmaya zorlanan kız çocuklarını belirleyecek ve yarıyıl tatilinin sona ermesiyle ev ziyaretleri, okul bilgilendirmeleri ve anketler yoluyla ikna ve destek çalışmaları yürütecek.

MEB’in özellikle 8. sınıftan sonra eğitimlerine devam etme olanağı bulamayan veya bu fırsatları ellerinden alınan kız çocuklarının tekrar okula başlamasının sağlanması amacıyla başlattığı “Kız Çocuklarının Okullulaşma Oranının Artırılması-II (KEP-II) Projesi”, 15 pilot ilde tüm hızıyla devam ediyor.

Bu kapsamda ocak sonu itibarıyla Erzurum, Ağrı, Kars, Iğdır, Bingöl, Şanlıurfa, Mardin, Diyarbakır, Şırnak, Batman, Van, Muş, Hakkari, Siirt ve Bitlis’te kız çocuklarının okula devamına veya tekrar eğitime kazandırılmasına katkıda bulunacak, başta öğretmenler olmak üzere kamu görevlisi, sivil toplum kuruluşu veya ilgili kurum ve kuruluş mensubu 5 bin 250 kişinin yanı sıra bin 500 il ziyaret ekibi üyesinin eğitimi ve çalıştayı tamamlandı. Proje kapsamında 30 bin kişinin eğitilmesi hedefleniyor.

Aynı proje çerçevesinde ev ziyaretleri, okul bilgilendirmeleri ve anketler yoluyla yaklaşık 17 bin öğrenci ve veliye ulaşılarak okula devamın önündeki engellerin bire bir görüşmelerle kaldırılması planlanıyor.

Yarıyıl tatilinin bitimiyle ikna ve bilgilendirme çalışmalarına hız verecek MEB, okula devam etmeyen, eğitimini bırakma eğiliminde olan veya buna zorlanan kız çocuklarını belirleyerek görüşmeler yürütecek. 

Kaynak: AA

‘YÖK’ün görüşlerini içeren sunum yapıldı’

Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı, bugün gerçekleştirilen ‘Reformların Koordinasyonu ve İzlenmesi Kurulu’na YÖK tarafından sunulan bir yasa taslağı önerisi olmadığını ifade etti.

Bakan Avcı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ‘Reformların Koordinasyonu ve İzlenmesi Kurulu’nun bugünkü toplantısında, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Yekta Saraç’ın yükseköğretim sistemi değişikliğiyle ilgili YÖK’ün görüşlerini içeren bir sunum yaptığını belirtti.

Bazı basın yayın organlarında bu konuyla ilgili yanlış haberler yer aldığını ifade eden Avcı, sunumun MEB tarafından hazırlanan ‘yükseköğretim reformu’ yasa tasarısına ilişkin olmadığını söyledi.

Hükümet programında ve eylem planında, yükseköğretim yasasıyla ilgili reform ve düzenlemenin sorumluluğunun MEB’de bulunduğunun yer aldığını anımsatan Avcı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dolayısıyla biz Milli Eğitim Bakanlığı olarak daha önce yapılmış olan taslak çalışmaları, değişik üniversitelerimiz tarafından, sivil toplum kuruluşları, bilim adamları ve YÖK tarafından değişik zamanlarda hazırlanmış taslakları derliyoruz. Bugün YÖK Başkanı tarafından yapılan sunum, YÖK yönetiminin, bu konuyla ilgili taslağın esaslarını, kendisi de değil esaslarını, temel çerçevesini ortaya koyan bir sunumdu. YÖK tarafından da bugünkü toplantıda sunulmuş bir yasa taslağı önerisi yoktu. Sadece böyle bir düzenlemenin hangi ilkeler doğrultusunda yapılmasının uygun olacağına dair YÖK Başkanı tarafından, YÖK’ün görüşlerini içeren bir sunum yapıldı. Reform İzleme Grubuna Milli Eğitim Bakanlığının sunduğu herhangi bir yasa tasarısı taslağı yok. Sadece bugünkü, YÖK yönetiminin yükseköğrenim yasasına ilişkin ilkesel görüşlerini içeren sunumdu. İçerdiği konular bakımından da zaten hükümetin eylem planında ve hükümet programında yer alan madde başlıkları üzerinden yapılan bir sunumdu.”

Kaynak: AA