“PKK, Ezidi çocukları kandırıyor”

Irak’ın Musul kentine bağlı Sincar ilçesindeki Ezidi Komutan Kasım Dırbo, terör örgütü PKK’nın Ezidi çocukları kandırıp, silah altına aldığını belirterek, terör örgütü DAEŞ ve PKK arasında herhangi bir fark olmadığını ifade etti.

Peşmerge güçlerinde görevli Komutan Dırbo, Kürdistan Demokrat Partisi’nin (KDP) resmi internet sitesine yaptığı açıklamada, “PKK, Ezidi çocukları kandırıyor. Şengal (Sincar) Dağı’nda okul açma bahanesiyle özellikle Ezidi kız çocuklarını kendi saflarına katmaya çalışıyor. Silah altına almak istedikleri çocukları bir cep telefonu alıp, kandırıyor.” dedi.

Dırbo, Sincar’daki PKK militanlarının, Ezidilerin durumundan yararlandığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Ezidiler, yerlerinden olup, iç göçmen durumuna düştü. PKK, gizli bir şekilde bundan yararlanmak istiyor. Ezidilere yaptıklarına bakılırsa, DAEŞ’ten bir farklarının olmadığı görülür.”

PKK’nın saflarına katılan Ezidi çocukların genellikle 15 yaşında olduğunu aktaran Dırbo, “Farklı yöntemler kullanarak çocukların beyinlerini yıkıyorlar. Daha sonra aileleriyle görüşmelerine izin verilmiyor. Şahsen birkaç aile yanıma gelip, çocuklarının durumunu bana izah etti.” ifadelerini kullandı.

Örgütün Sincar’da çocuklara karşı yaptıklarının önüne geçilmesi için çağrıda bulunan Dırbo, Ezidi kanaat önderlerinin en kısa sürede bir araya gelip, bu örgüte “dur” demesi gerektiğini vurguladı.

DAEŞ, 3 Ağustos 2014’te Musul’un Sincar ilçesine saldırı düzenleyip, çok sayıda Ezidi kadın ve çocuğu kaçırmıştı. Söz konusu saldırılardan kaçan birçok Ezidi, Sincar Dağı’na sığınmak zorunda kalmıştı.

Efendimizin Sakal-ı Şerifi ziyarete açıldı

Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri çerçevesinde, Sakal-ı Şerif sergisi Etnografya Müzesi’nde ziyarete açıldı.

Ankara Etnografya Müzesi’ndeki açılışta konuşan Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Bozdemir, serginin Hazreti Muhammed’in doğumunun 1445. yılı dolayısıyla hazırlandığını belirtti. Sergiyle Hazreti Muhammed’i daha iyi anlama ve anlatma fırsatı yakalamış olmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyleyen Bozdemir, şunları kaydetti:

“Ülkemizde gerçekleştirilen Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri çerçevesinde bakanlığımız müzelerinde ilk olarak 2014 yılında, Ankara Etnografya, İstanbul Topkapı Sarayı gibi 9 müzede düzenlenen ve halkımızın büyük beğenisini kazanan etkinlikleri bu yıl da sürdürüyoruz. Müzemiz koleksiyonunda yer alan sevgili peygamberimize ait Sakal-ı Şerif, onun gül sıfatını çağrıştıran gülabdan, Kabe örtüsü, sıkıştırılmış Kabe toprağı ve el yazması Kuran-ı Kerim’ler gibi eserler bulunmaktadır.”

Efendimizin Sakal-ı Şerifi ziyarete açıldı

Kültür ve Turizm Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanı Asım Keser de Hazret-i Muhammed’in, kovulduğu şehir Mekke’yi fethederken “şehre muzaffer bir komutan gibi değil iki büklüm girdiğini” belirtti. Keser, “Canların canını incitmemeyi esas alan bir zatın hikayesine belki objeler üzerinden yol alabiliriz. Komşusunun çocuğunun evcil hayvanını kaybetmesi üzerine duyduğu hüznü ve kederi onun taziyesine giderek, yüzünü okşayıp seven bir sevgilinin hikayesini birkaç objeden yola çıkarak öğrenebilirsek belki maksat hasıl olur.” ifadesini kullandı.

Açıklamaların ardından Bozdemir, Keser, vatandaşlar ve müze çalışanları sergiyi gezdi.

26 kamu görevlisi bugün yargılanacak

Yargılama sürecinde Ramazan Akyürek, Ali Fuat Yılmazer, Engin Dinç ve Ahmet İlhan Güler gibi kamu görevlilerinin adı sık sık gündeme gelmişti.

Hatta Dink ailesi avukatları, bu isimlerin de aralarında bulunduğu birçok kamu görevlisi hakkında şikayette bulundu. Ancak 2015 yılına kadar bu isimler hakkındaki suç duyuruları ‘takipsizlikle’ sonuçlandı.
Bu süreç 17-25 Aralık soruşturmalarına kadar devam etti. Paralel Devlet Yapılanması (PDY) yönelik soruşturmalarla birlikte Dink cinayeti yeniden ele alındı.

26 KAMU GÖREVLİSİ YARGILANACAK

2015 yılında Savcı Gökalp Kökçü tarafından yürütülen soruşturma sonucu Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Engin Dinç, eski istihbarat müdürleri Ramazan Akyürek, Sabri Uzun, dönemin İstihbarat Dairesi C Şube Başkanı Ali Fuat Yılmazer, Trabzon İstihbarat Müdürü Faruk Sarı ve İstanbul İstihbarat Müdürü Ahmet İlhan Güler’in de aralarında bulunduğu 26 şüpheli hakkında dava açıldı.

YARGITAY’DAN BİRLİKTE YARGILANSINLAR KARARI

Savcı Kökçü, kamu görevlileri ile diğer 20 sanığın birlikte yargılanmasını talep etti. Ancak İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi kabul etmedi. Son sözü Yargıtay söyledi. Yargıtay kamu görevlileri ile cinayetin ardından yakalandıktan sonra ‘polis ve askerlerle birlikte Türk bayrağı ile fotoğraf çektiren tetikçi Ogün Samast’ın da aralarında bulunduğu 20 sanıklı eski davanın bir arada görülmesine karar verdi.

İLK DURUŞMA BUGÜN

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek davada kamu görevlileri ‘ihmali davranış ile ölüme sebebiyet vermek’, ‘örgüt kurmak ve yönetmek’, ‘tasarlayarak adam öldürme’, ‘resmi belgede sahtecilik’ gibi suçlardan yargılanacak.
Polis müdürleri ile tetikçi Ogün Samast aynı mahkeme salonunda, yan yana sanık sandalyesine oturacak. Davanın ilk oturumu üç gün sürecek.

26 kamu görevlisi bugün yargılanacak

İDDİANAME: GÜLEN YAPILANMASI CİNAYETİ BİLİYORDU 

Ramazan Akyürek, Ali Fuat Yılmazer, Faruk Sarı, Sabri Uzun, Engin Dinç gibi polis müdürlerinin sanık olduğu kamu görevlileri ile ilgili hazırlanan Dink iddianamesinde, şüphelilerden Ramazan Akyürek, Ali Fuat Yılmazer ve Coşkun Çakar’ın emniyet teşkilatı içinde Fethullah Gülen Cemaati olarak adlandırılan bir grubun yapılanmasını amaç edinen “Silahlı Terör Örgütü’nün” yöneticilerinden olduğu belirtildi.
İddianamede ‘Gülen Örgütünün’ cinayetten önce bütün detayları bildiği ancak işlenmesini beklediği ifade edildi.

SORUŞTURMAYI BAŞSAVCI VEKİLİ YÜRÜTECEK

Soruşturmayı son sekiz yılda en ileri aşamaya taşıyan Cumhuriyet savcısı Gökalp Kökçü Ocak ayı başında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının kararı ile bu dosyadan alındı. Bu durum, adliyedeki ‘görev değişikliği’ kapsamında gerçekleşmişti. Ocak 2016’dan beri de Hrant Dink dosyası terör bürodan sorumlu başsavcı vekilliğinde bekliyor. Dosyaya yeni bir savcı ataması yapılmadı. Soruşturma dosyasına Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturmalarından sorumlu başsavcı vekili İrfan Fidan’ın bakacağı belirtildi.

Van şehidi Delibaş’ın cenazesi memleketi Kilis’e uğurlandı

Van’ın İpekyolu ilçesinde terör örgütü PKK’ya yönelik operasyonda şehit edilen polis memuru Abdullah Delibaş, düzenlenen törenin ardından, memleketi Kilis’e uğurlandı.

VAN ŞEHİDİ İÇİN ASKERİ TÖREN

Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Helikopter Filo Komutanlığında düzenlenen törene, Vali İbrahim Taşyapan, İl Emniyet Müdürü Mehmet Suat Ekici, 6. Hudut Alay Komutanı Albay Ali Yalçın, askeri erkan, kurum amirleri ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı.

Van şehidi Delibaş'ın cenazesi memleketi Kilis'e uğurlandı

Şehit polis memuru Delibaş’ın Türk bayrağına sarılı cenazesi, tören alanına getirilerek öz geçmişi okundu. Şehidin yakınları bu sırada Kürtçe ağıtlar yaktı.

Van şehidi Delibaş'ın cenazesi memleketi Kilis'e uğurlandı

ŞEHİDİN ÇOCUKLARI YÜREKLERİ BURKTU

Şehidin babası Süleyman, eşi Özlem, çocukları Süleyman ve Efe Delibaş’a törene katılanlar destek oldu. Saygı duruşunda bulunulması ve İl Müftüsü Nimetullah Arvas’ın okuduğu duanın ardından, şehit Delibaş’ın cenazesi, mesai arkadaşlarının omuzlarında tekbir getirilerek, askeri uçağa taşındı. Şehidin cenazesi uçakla, memleketi Kilis’e uğurlandı.

Van şehidi Delibaş'ın cenazesi memleketi Kilis'e uğurlandı

İpekyolu ilçesi Hacıbekir Mahallesi’nde dün bir evde terör örgütü mensuplarının bulunduğu yönündeki ihbar üzerine İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ve Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekiplerince başlatılan operasyonda, teröristlerce açılan ateş sonucu Abdullah Delibaş şehit düşmüş, bir polis memuru da yaralanmıştı.

Van şehidi Delibaş'ın cenazesi memleketi Kilis'e uğurlandı

Aynı operasyonda bir terörist etkisiz hale getirilmiş, bir terörist yaralı yakalanmıştı. Evde silah, el bombası ve patlayıcı yapımında kullanılan malzeme ele geçirilmişti.

Teröristler PKK’nın halka zulmünü anlattılar

Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde teslim olan 7 teröristten üçünün daha itiraf görüntülerine ulaşıldı. Teslim olan teröristler, bölücü terör örgütünün sözde yöneticilerinden aldıkları emirler doğrultusunda vatandaşların evlerini yaktıklarını, genç yaştaki çocukların kandırılmalarını ve yaralı oldukları halde terör örgütü tarafından nasıl ölüme terk edildiklerini anlattı.
Teröristler PKK'nın halka zulmünü anlattılarPKK’dan büyük binaları yakın talimatı
Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde teslim olan 7 teröristten üçünün daha itiraf görüntülerine ulaşıldı. Teröristler, hainlerin genç yaştaki çocukları nasıl ölüme sürüklediğini, Kürt vatandaşların evlerini tahrip etmeleri için aldıkları talimatları, terör örgütü tarafından insan canının nasıl hiçe sayıldığını ve uğradıkları ihanetleri tek tek sıraladı.

“GİTTİKLERİ YOL İYİ BİR YOL DEĞİL, BU YOL KÜRT DAVASI DEĞİL”

15 yaşındaki çocukların, bölücü terör örgütü tarafından acımadan ölüme sürüklendiğini dile getiren itirafçı bir terörist, “Halk bizden kaçtı, evlerini terk edip gittiler. Evlerin duvarlarını deldik, evlerin altlarında tüneller kazdık. Kaçtığımız evleri yaktık, çok fazla zarar verdik Kürt halkına ve bölge halkına. Milletin göç etmesine sebep olduk. Milletin evlerini talan ettiler, millete zarar verdiler. Bize vaat ettikleri hiçbir şeyi yapmadılar. Bizi direkt ölüme sürdüler. Bize ‘değerli olan eşyaları alın, duvarları delin, işiniz bittiğinde evleri yakın’ dediler. Pişmanım, ben devletin adaletine sığındım. Teslim olmaya geldik, bizi aldılar, bize direkt yemek ve içecek verdiler. Bizi iyi ağırladılar. 16,17 yaşında, 15 yaşındaki genç çocuklar vardı, hepsi telef oldu. En kısa zamanda gelip devlete sığınsınlar, bunun başka bir çaresi yok. Gittikleri yol iyi bir yol değil, bu yol Kürt davası değil. Bunlar kin kusuyor, gencecik çocukları resmen ölüme sürüklüyorlar” diye konuştu.

“EĞER BU BARİKATLARIN HALKA BİR FAYDASI OLSAYDI, HALK BURADA OLURDU”

Teslim olmadan önce tereddütleri olduğunu belirten bir terörist, teslim olduktan sonra çok iyi muamele gördüğünü belirtti. Halkın terör örgütüne destek vermediğini, aksine terör yüzünden memleketlerini terk ettiğini anlatan itirafçı, “Eğer bu barikatların halka bir faydası olsaydı, halk burada olurdu, hendekleri, barikatları bırakıp gitmezdi. Teslim olmaya karar vermiştim ama korkum vardı. Yanlış anlaşılıp vurulma korkum vardı, biraz tereddütlerim vardı. Bir evden diğer bir eve geçmek için duvarlar deliniyordu, bir nevi tüneller açılıyordu. Mevziler yapılmıştı önceden. Önceden örgütün yerleştirdiği patlayıcılar vardı, evlerde patlama sonucu yıkım oluyordu” ifadelerini kullandı.

“YARALANDIĞIM GÜN BENİ BIRAKIP GİTTİLER AMA BU HASTANEDE BANA ÇOK İYİ DAVRANDILAR”

Terör örgütünün kendisini yaralı olduğu halde ölüme terk ettiğini, devletin ise kendisine kucak açıp tedavi ettiğini anlatan bir itirafçı ise, şunları kaydetti:

“Yanımda bir patlama oldu. Oradaki doktor sözde beni muayene etti ama herhalde etim çürüdü. Doğru dürüst muayene etmediği için gittikçe kötüleşmeye başladım. Beni tek başıma bir evde bıraktılar, orada epey zorlandım, epey kan kaybettim. Bu yüzden şimdi buradayım, arkadaşlar yardımcı oluyor, beni tedavi ettiler. Gençleri, cahil çocukları, yaşları küçük olan bütün insanları kandırıp bu hale getiriyorlar. Benim yaralandığım gün beni bırakıp gittiler ama burada hastanede bana çok iyi davrandılar, hiçbir şekilde sorun yaşamadım. Bana her türlü yardımda bulundular.”

Ergenekon’da karara yaklaşıldı

Ümraniye’deki bir gecekonduda 12 Haziran 2007’de ele geçirilen 27 el bombasıyla başlayan Ergenekon davası, Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin 21 Nisan’da kararı açıklamasıyla 9 yıl sonra karara bağlanmış olacak.

Eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, emekli orgeneraller Şener Eruygur, Hurşit Tolon, Hasan Iğsız, emekli tuğgeneraller Veli Küçük, Levent Ersöz ile Yalçın Küçük, Doğu Perinçek, Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal’ın da aralarında olduğu 274 sanıklı Ergenekon davasının 6 Ekim 2015’te Yargıtay 16. Ceza Dairesinde başlayan temyiz duruşmaları, 28 Ekim 2015’te tamamlandı.

Ergenekon davası temyiz duruşması, Yargıtay tarihinde, 17 oturumun yapıldığı Balyoz Planı davasından sonra en uzun süren duruşma oldu.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi Başkanı Eyüp Yeşil, duruşmalı temyiz isteyen sanıkların savunmalarının tamamlanmasının ardından Ergenekon davasıyla ilgili kararı 21 Nisan 2016’da açıklayacaklarını belirtmişti.

Böylelikle sanıklar ve avukatlarını dinleyen Yargıtay 16. Ceza Dairesi heyeti, dosyayı 6 ay inceledi. Heyetin karar üzerindeki çalışmaları devam ediyor. Kararın, Yargıtay Konferans Salonunda açıklanması bekleniyor.

Dava, 9 yıl sonra karara bağlanmış olacak.
Ergenekon'da karara yaklaşıldıErgenekon savcısı yurt dışına kaçtı
– DAVANIN GEÇMİŞİ

Ümraniye’deki bir gecekonduda 12 Haziran 2007’de ele geçirilen 27 el bombasıyla başlayan davanın yerel mahkeme süreci, 6 yıl 2 ay sürdü.

Kararını 5 Ağustos 2013’te açıklayan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, davayı Silivri Cezaevinde oluşturulan duruşma salonunda gördü.

Kararda, emekli Tuğgeneral Veli Küçük 2 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 99 yıl hapis, Tuncay Özkan “darbeye teşebbüs suçundan” ağırlaştırılmış müebbet ve diğer suçlardan 22 yıl 6 ay hapis, eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ müebbet, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

Emekli Orgeneral Hurşit Tolon müebbet, Danıştay saldırısının faili Alpaslan Arslan 2 kez ağırlaştırılmış müebbet, avukat Kemal Kerinçsiz ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldı.

Mahkeme, Mehmet Haberal’ı 12 yıl 6 ay, Mustafa Balbay’ı 34 yıl 8 ay, Sinan Aygün’ü 13 yıl 6 ay hapis cezasına mahkum etmiş, diğer sanıklara da çeşitli cezalar verdi.

– ANAYASA MAHKEMESİNDEN İHLAL KARARI

Bazı sanıklar, Ergenekon davasına bakan, kapatılan özel yetkili İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin gerekçeli kararı yazmasının 7 ay sürmesi nedeniyle Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu. Yüksek Mahkeme sanıkların haklarının ihlal edildiğine karar verdi.

Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı üzerine, kaldırılan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi yerine başvuruları inceleyen nöbetçi mahkemeler sanıkları tahliye etti.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 16 bin 600 sayfadan oluşan gerekçeli kararının taraflara tebliğ edilmesinin ardından dosya, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi. Başsavcılığın tebliğnamesinde, esasa girilmeden “usul” yönünden bozma istendi.

– TEMYİZ DURUŞMALARI

Yargıtay 16. Ceza Dairesindeki temyiz duruşmaları, 6 Ekim’de başladı. 274 sanıklı davada, duruşmalı temyiz talebi kabul edilen 64 sanık için alfabetik sırayla savunması listesi hazırlandı.

Yargıtay Konferans Salonunda, haftanın dört günü devam eden duruşmalarda, sırası gelmediği halde mazeret bildirerek savunma yapmak isteyenlere öncelik verildi.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi Başkanı Eyüp Yeşil ilk duruşmada, 22 değişik dosyanın birleştirildiği bu davanın, “Cumhuriyet tarihinin en büyük dosyalarından biri olduğunu” belirterek, “Adil yargılama ilkelerini gözeterek, mümkün olduğu kadar savunma hakkınıza sonsuz saygı göstererek, istediğiniz oranda savunma için imkan sağlayacağız. Ancak sizden istirhamımız duruşmanın hızlı yürümesi, erken sonuçlanması açısından mümkün olduğunca tekrardan kaçınmanız.” ifadelerini kullandı.

– “HUKUKA AYKIRILIK” VE “KUMPAS” GÖRÜŞÜ HAKİM

Sanık savunmaları, “sahte” ve “uydurma” delillerle suçlandıkları, soruşturma ve kovuşturmanın “hukuka aykırı” yapıldığı, davanın “Fetullahçı Terör Örgütü” (FETÖ) tarafından kurulan “kumpas” ürünü olduğu görüşü üzerinde yoğunlaştı.

Tüm sanıklar, Danıştay saldırısı davasının bu davadan ayrılmasını, davanın usulden değil esastan bozulmasını, “kendilerine kumpas kuranlar” hakkında suç duyurusunda bulunulmasını istedi.

Savunmalarda genellikle Ergenekon soruşturmasının odağındaki, dönemin savcısı Zekeriya Öz gibi isimlerin, bugün “kanun kaçağı” olarak yurt dışında bulunduğu vurgulandı.

Süper otomobil Batmobile 3.köprüden geçti

Süper kahraman Batman’in efsanevi otomobili Batmobile, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden geçiş yaptı. Habertürk’ün haberine göre geçen ay Türkiye’ye getirilip köprü şantiyesinde bekletilen aracın geçişi, bir reklam filmi çekimleri sırasında gerçekleşti.

Türk Hava Yolları’nın olduğu kadar İstanbul’un tanıtımına da katkı sağlayacak olan reklam filminin ne zaman yayınlanacağı ve aracı kimin kullandığı ise açıklanmadı. THY dünyada gişe rekorları kıran “Batman v Superman: Adaletin Şafağı” filmine sponsor olurken, Batman karakterinin aracı Batmobile’in resmi taşıyıcı sponsorluğunu da Turkish Cargo üstlendi.

DAEŞ saldırılarında yaralanan 68 Iraklı Türkmen Ankara’da tedavi altında

Irak’ın Kerkük vilayetine bağlı Tazehurmatu nahiyesinde, terör örgütü DAEŞ’in hardal gazı saldırısından etkilenen 68 Iraklı Türkmen’in, getirildikleri Ankara’nın Polatlı ilçesi Devlet Hastanesinde tedavilerine başlandı.

YARALI TÜRKMENLER ANKARA’DA

Uçakla Erbil’den Esenboğa Havalimanı’na getirildikten sonra Polatlı Devlet Hastanesine sevk edilen 68 yaralı ile 15 refakatçiyi Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Uluslararası İlişkiler ve Acil Sağlık Hizmetleri Daire Başkanı Dr. Muhammed Bayram, Polatlı Devlet Hastanesi Yöneticisi Hüseyin Arslan ve diğer ilgililer karşıladı.

DAEŞ saldırılarında yaralanan 68 Iraklı Türkmen Ankara'da tedavi altında

Bayram, yaptığı açıklamada, Irak’ta DAEŞ’in kimyasal saldırısından etkilenen 3’ü ağır 68 yaralı ve 15 refakatçinin Türkiye’ye getirilip, Polatlı Devlet Hastanesine sevk edildiğini belirterek, “Sayın Cumhurbaşkanımız mazlumlara el uzatmıştır. Polatlı Devlet Hastanesi bir önceki hastalarımızda olduğu gibi bu tür hastalar için uygun bir ortam’’ dedi.

DAEŞ saldırılarında yaralanan 68 Iraklı Türkmen Ankara'da tedavi altında

“GELEN HASTALAR KİMYASAL SİLAHLI SALDIRI UĞRAMIŞLAR”

Daha önce Tazehurmatu’dan gelen 15 yaralı ile 7 refakatçinin Polatlı’da tedavi edildikten sonra ülkelerine gönderildiğini aktaran Bayram, son gelen 68 kişinin de aynı şekilde şifa bulduktan sonra gönderileceğini dile getirdi.

DAEŞ saldırılarında yaralanan 68 Iraklı Türkmen Ankara'da tedavi altında

 Muhammed Bayram, “Gelenlerin kimyasal silahın etkileriyle solunum, göğüs rahatsızlıkları, cilt rahatsızlıkları bulunmaktadır. Bununla beraber Ankara Numune Hastanesinin plastik cerrahi ve cildiye bölümü de bu hastalarımızla yakinen ilgilenmekte, ortak bir tedavi protokolü düzenlenmektedir.’’ İfadelerini kullandı.

DAEŞ saldırılarında yaralanan 68 Iraklı Türkmen Ankara'da tedavi altında

Tazehurmatu’da kimyasal saldırıya maruz kalan Iraklı Türkmenlerden bir kadın, saldırı sonrasında vücutlarında yaralar çıktığını anlatarak, Türkiye’nin kendilerini tedavi için buraya getirdiğini söyledi.

Nikah şahidi Erdoğan olacak!

Ünlü sanatçı Sinan Özen, eczacı Burcu Kartal’la 22 Mayıs’ta Ataşehir Sheraton’da evleniyor. Geçen yıl haziran ayında nişanlanan çiftin düğününe sanat, siyaset, spor ve iş dünyasından 500 davetli katılacak.

NİKAH ŞAHİDİ ERDOĞAN OLACAK

Sinan Özen’in nikah şahitliğini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yapacak. Düğün haberini doğrulayan ünlü şarkıcı, “Yüreğimle bahse girdim, o kazandı” açıklamasında bulundu.

Obama ve Putin’den ‘Türkiye’ görüşmesi

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve ABD Başkanı Barack Obama yaptıkları telefon görüşmesinde Suriye’de ateşkesin korunabilmesi için “Türkiye ile sınırın kapatılması” konusunu konuştu.

Kremlin’in açıklamasına göre Putin ve Obama Suriye’de ateşkesi koruma altına almak konusunda anlaştı.

Açıklamada, Putin’in telefon konuşmasında Suriyeli muhaliflerin DAEŞ’ten ve El Nusra’dan ayrılması gerektiğini, Suriye ve Türkiye sınırının kapanmasına ihtiyaç duyulduğunun da altını çizdiği belirtildi.

Rusya, sınır konusunu gündeme getirerek, militanların Türkiye üzerinden Suriye’ye geçtiklerini iddia etmişti.