Hindistan’da bebek çiftliğine baskın

Özel bir hastanenin bünyesinde yeni doğanları 1500 dolara satan bebek çiftliği, tecavüz ya da istenmeyen gebelik sonucu dünyaya gelen bebekleri başka ailelere satıyor.

YETKİLİLER 2 BEBEĞİ KURTARDI, 5 KİŞİ TUTUKLANDI

Bir polis yetkilisi Russia Today’a yaptığı açıklamada ,”Çocuğu olmayan üç çifte üç bebek satıldığını öğrendik” dedi. Şu ana kadar yetkililer iki bebeği kurtardı ve olayla ilgili olarak aralarında hastane yöneticilerinin olduğu beş kişi tutuklandı.

Dizel ve benzinli araçların satışı yasaklanıyor!

Hollanda’da benzinli ve dizel araçların satışının yasaklıyor.

Hollanda Parlamento’su 2025 yılından itibaren benzinli ve dizel araçları yasaklayıp satışını insanları elektrikli araçlar almaya teşvik edecek yasa tasarısını meclisten geçirdi.

Tasarı Hollanda Senato’su tarafından da onaylanırsa yürürlüğe girecek.

Tasarının mecliste salt çoğunlukla kabul edilmesi kamuoyunda Senato tarafından onaylanacağı beklentisini yarattı.

KULLANILMASI YASAKLANMADI

Hollanda’da koalisyon ortağı Hollanda İşçi Partisi karbon salınımını arttıran benzinli ve dizel araçları tamamıyla yasaklamayı önerse de, teklif yeterince destek bulmadığı için sadece araç satışının yasaklanması onaylandı.

Senato tasarıyı onaylarsa 2025 yılından önce satın alınmış araçlar trafiğe çıkabilecek ancak yeni araç satışı yapılamayacak.

KOALİSYON ORTAKLARI ARASINDA ANLAŞMAZLIK ÇIKTI

Hollanda’da koalisyonun güçlü ortaklarından olan merkez sağ partisinin lideri Halbe Zijstra, planı “gerçekçi değil” diye tanımladı. Zijstra, Hollanda’nın var olan enerji anlaşmalarının tehlikeye girdiğini savundu.

Halbe Zijstra’nın bu yorumlarına Hollanda İşçi Partisi lideri Diederik Samson, tasarının “uygulanabilir” olduğunu söyleyerek cevap verdi. Samson, “Enerji anlaşmaları 2023 yılına kadar geçerli sonrasında istediğimizi yapabiliriz” dedi.

ÖNERİYİ NORVEÇ YAPTI 

Benzinli ve dizel araçların 2025 yılından itibaren yasaklanması önerisi ilk olarak Norveç’te yapıldı. Norveç’te hazırlanan tasarıda 2025 yılına kadar 1 milyar euro yatırım yapılarak bisiklet yollarının genişletilmesi ve elektrikli arabalar için şarj istasyonlarının yaygınlaştırılması öngörülüyor.

Muhalifler saldırıya geçti!

Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile Ahrar-u Şam grubu Lazkiye’de Suriye Ordusu ve destekçilerine karşı saldırı başlattı. Böylece 27 Şubat’tan bu yana yürürlükte ve sık sık ihlal edilen ateşkes son buldu.

Sabah saatlerinde ise ÖSO’ya bağlı gruplar ile Ahrar’uş Şam’ın da aralarında olduğu bazı muhalifler, ateşkesi ihlal etmekle suçladıkları Suriye ordusuna karşı ‘güçle’ karşılık vereceklerini açıklamıştı. Açıklamanın hemen ardından Lazkiye’de saldırıya geçildi.

Lazkiye’deki saldırılarda rejim güçlerinin önemli komutanlarından Tuğgeneral Hasan Ramazan’ın öldürüldüğü iddia ediliyor. Öte yandan sosyal medya ÖSO elemanlarının manpad füzeleri ile çekilmiş fotoğrafları yayınmlanıyor.

Muhalifler saldırıya geçti!

Suriye Ordusu’na bağlı savaş uçakları ise, sabah saatlerinden itibaren Humus’u yoğun bir şekilde bombalıyor. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’ne (SOHR) göre, bombardımanlarda 4 sivil hayatını kaybetti, ölü sayısı artabilir.

Pazar günü İnternet üzerinden Suriye’deki muhaliflere seslenen Yüksek Müzakere Heyeti Başkanı Esad Zubi, muhalifleri rejimin saldırılarına cevap vermeye çağırmıştı.

Ceyşul İslam’ın (İslam Ordusu) siyasi lideri ve başmüzakereci Muhammed Alluş da muhaliflere Suriye rejiminin sivillere yönelik saldırılarına cevap verme çağrısında bulunmuştu.

Muhaliflerin ayrıca Hama vilayetinde de ilerlemeye başladığını ve Khirbat al-Naqus kentinin neredeyse tamamını ele geçirdiği belirtiliyor. Reuters, Hama vilayetinde bulunan stratejik öneme sahip Ghab Ovası’ndaki taarruza katılan gruplar arasında 27 Şubat’taki çatışmaların sonlandırılması anlaşmasını kabul etmeyenlerin de bulunduğuna dikkat çekti.

Yerel kaynaklar, muhaliflerin Lazkiye kırsalındaki KürdDağı bölgesinde ‘Zalimleri Püskürtün’ adını verdikleri operasyonda Neşhaba, Reşa ve Mazıklı köylerini ele geçirdiğini iddia ediyor.

ÖSO VE AHRAR’UŞ ŞAM’DAN, SİLAHLI MÜCADELE YEMİNİ

Ceyş’ün Nasr grubundan Muhammed Raşid tarafından Reuters’a gönderilen açıklamada, örgütlerin ortak operasyon merkezi hazırladığı belirtilirken, yeni mücadelenin hangi bölgelerde olacağı hakkında bir detay yer almadı. Raşid, siyasi geçiş sürecine doğru ilerlendiğine dair hiçbir işaret olmadığı için BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan De Mistura öncülüğünde yürütülen görüşmelerden ayrılmaları için baskının gittikçe arttığını da eklemişti.

“REJİME GÜVENMEYİN MERHAMET BEKLEMEYİN”

Çatışmalar geçtiğimiz günlerde Halep ve çevresinde şiddetlenmişti. Ortak bildiriye imza atan muhalif gruplar arasında Ceyş-ül İslam ve Ahrar’uş Şam da bulunuyor. Her iki örgüt de Halep ve çevresinde güçlü olarak biliniyor. Ceyş-ül İslam’a Cenevre’de Suriye muhalefetini temsil eden müzakerecilerden Muhammed Alluşi liderlik ediyor. Twitter hesabından Suriye ordusuna karşı misilleme çağrısında bulunan Alluşi, “Rejime güvenmeyin, merhamet beklemeyin” ifadesini kullandı.

CENEVRE’DEN MİSİLLEME ÇAĞRISI

Pazar günü İnternet üzerinden Suriye’deki muhaliflere seslenen Yüksek Müzakere Heyeti Başkanı Esad Zubi, Esed rejimini ateşkesi mevzi kazanmak için kullanmakla suçlamış, muhalifleri rejim saldırılarına cevap vermeye çağırmıştı.

Ceyşul İslam’ın (İslam Ordusu) siyasi lideri ve başmüzakereci Muhammed Alluş da muhaliflere Suriye rejiminin sivillere yönelik saldırılarına cevap verme çağrısında bulunmuştu. “Bu cevap saldırılarını artıran rejimin sivillere saldırmayı düşünmemesi için bir misilleme niteliğinde olmalı. Bu, şiddeti tırmandırmaya yönelik bir çağrı değil, kendini savunmaya yönelik bir çağrı” demişti. 

Alluş, Esad rejiminin saldırılarına karşı misilleme çağrısı yaptı ‘Onlar bir füze atıyorsa biz 10 atacağız’ ifadelerini kullanmıştı.

Afganistan’da sel: 30 ölü

Tahar Valisi Muhammad Yasin Zia, Tahar’ın çeşitli bölgelerinde 4 gündür devam eden şiddetli yağış nedeniyle oluşan sellerde çok sayıda evin su altında kaldığını söyledi.

Vali, selde 13 kişinin yaşamını yitirdiğini, 5 kişinin de yaralandığını, hasar tespit çalışmalarının başladığını bildirdi.

Baglan Doğal Afetlerle Mücadele Kurumu Başkanı Muhammad Nasir Kohzad da Baglan’ın farklı bölgelerindeki sellerde 12 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.

Selde çok sayıda evin hasar gördüğünü dile getiren Kohzad, felaketen etkilenen bölgelerin bir kısmına henüz ulaşılamadığını ifade etti.

Öte yandan Samangan Valiliğinden yapılan açıklamada ise vilayetin Dere-i Suf ve Hazret Sultan ilçelerindeki sellerde 5 kişinin öldüğü bildirildi.

İki gün önce de ülkenin batısındaki Herat vilayetinde sel nedeniyle 4 kişi ölmüştü.

Esed canları değil, akılları da aldı!

Suriyeli muhalifler, ülkedeki şiddet olayları sebebiyle akıl sağlığını kaybedenlerin de tedavi gördüğü Azez Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne kısıtlı imkanlarına rağmen sahip çıkıyor.

Halep’in doğusundaki İbn Haldun Hastanesi civarında çatışmaların şiddetlenmesi üzerine muhalifler, aralarında 41 kadının da bulunduğu 185 hastayı Azez’e nakletmişti. Muhalifler, yaşları 18 ile 70 arasında değişen hastalara, kısıtlı imkanlarına rağmen gereken sağlık hizmetini sunuyor.

Hastane Müdürü Doktor Sakır Berri, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hastalara yemek, yatak ve ilaç temin ederek gereken hizmeti verdiklerini belirtti.

“Bu hastalar bize emanet, emaneti elimizden geldiğince korumak istiyoruz” diyen Berri, PYD’nin son dönemde Azez etrafındaki saldırılarını yoğunlaştırdığını vurgulayarak, hastaların çatışma seslerinden oldukça etkilendiğini ifade etti.

ESED HAPİSHANESİ

Hastanede çalışan sağlık görevlisi Mahmud el-Halebi de hastaların arasında George Adra adında Ermeni bir diş doktoru, Halep Üniversitesi’nden bir psikolog ve 25’ten fazla eğitimli kişi bulunduğunu dile getirdi.

Sağlık görevlisi Halebi, Ermeni doktorun devrimin başlangıcında, Halep’te rejim karşıtı halk ayaklanmalarına katıldığını hatırlatarak, “Suriye rejimine bağlı Devlet Güvenliği İstihbarat Birimi tarafından 2011’de tutuklanan Ermeni doktor, tutuklu kaldığı süre boyunca maruz kaldığı muamele sebebiyle akıl sağlığını kaybetmiş.” dedi.

Halebi, Fransızca ve İngilizceyi çok iyi konuşan doktorun, zaman zaman doktor olduğunu hatırladığını söyledi.

Azez Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde tedavi görenlerden biri de Halef Raşid adlı Arapça öğretmeni. Esed rejiminin saldırılarının psikolojik olarak etkilediği kişilerden Raşid, 2015’teki bir varil bombası saldırısında eşini kaybettikten sonra akıl sağlığını yitirmiş.

Hastanenin ilaç ihtiyaçlarını Yeryüzü Doktorları (YYD), yemek ve diğer malzemelerini de İHH İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı karşılıyor.

Rusya’dan flaş açıklama

Rusya Enerji Bakan Yardımcısı Kirill Molodtsov, Rusya’nın hali hazırda bu yıl petrol üretimini değerlendirilmekte olduklarını söyledi. Molotsov, bu yıl için 540 milyon ton üretim hedefleri olduğunu ve bunun oldukça gerçekçi hedef olduğunu söyledi.

Geçtiğimiz yıl Rusya 534 ton petrol üretmişti. Doha toplantısı öncesi üretimin azaltılacağına dair açıklamalar yapılmış ancak toplantıdan sonuç alınmamasından dolayı bu karardan vazgeçileceğine dair sinyaller verilmişti.

İRAN’DAN ÜRETİMİ DURDURAMAYIZ

İran Enerji Bakanı Hamit Çitçiyan, ham petrol üretimini dondurmanın kendi kendilerine yaptırım uygulamak anlamına geleceğini söyledi. Mehr’in haberine göre Hamit Çitçiyan, ham petrol üretimini dondurmanın kendi kendilerine yaptırım uygulamak anlamına geleceğini, tam tersine üretimlerini 2017 yılının Mart ayına kadar günlük 4 milyon varile çıkaracaklarını belirtti.

Petrol üreticilerinin Katar’daki toplantısında Suudi Arabistan, petrol fiyatlarının düşüşünün önlenmesi için öngörülen üretim seviyesini dondurma anlaşmasında, ancak İran’ın da katılması durumunda yer alacağını açıklayınca gözler Tahran yönetimine çevrildi. 

kaynak:DünyaBülteni

ABD’deki Türkler ‘Ermeni’ nöbetine başladı

ABD’nin Washington Büyükelçiliği önüne gelerek çadır kuran Türkler, 1915 olayları bahanesiyle Türkiye aleyhine gösteri yapmak isteyen Ermenilere karşı gece gündüz nöbet tutma kararı aldı. Büyükelçiliğin önündeki kaldırıma yerleşen Türkler, çevreye Türk bayrakları astı.

Farklı eyaletlerden gelen onlarca Türk’ün geceyi geçirmek üzere toplandığı çadırda AA muhabirine konuşan Orhan Vatansever, “Elimizden geldiğince herhangi bir bahaneyle büyükelçiliğimiz önünde gösteri yapılmasına izin vermeyeceğiz. Önündeki kaldırımı kapatarak onların bu tarafta olmasına izin vermeyeceğiz.” diye konuştu.

ABD’de yaşayan Türkler, 24 Nisan günü de Beyaz Saray önünde toplanarak, 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarına karşı Türkiye’nin Washington Büyükelçiliği önüne kadar yürümeyi planlıyor. Yürüyüşe ABD’nin birçok yerinden binlerce kişinin katılması bekleniyor.

ABD’den şok eden İsrail açıklaması

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun “Golan sonsuza kadar İsrail’in parçası kalacaktır” açıklamasına ABD’den tepki geldi. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby, 1967 yılında İsrail’in işgal ettiği Golan Tepeleri’nin mevcut durumu ile ilgili “Golan Tepeleri, İsrail’in parçası değildir, durumu müzakereler yoluyla belirlenecektir” dedi.

Kirby ayrıca Suriye’deki durumlardan dolayı, Golan’ın müzakere masasına getirilemeyeceğini vurguladı.

Cumartesi günü ABD’li Cumhuriyetçi aday adayı Ted Cruz, Netanyahu’ya destek vererek, Golan’ın İsrail’e ait topraklar olduğunu iddia etmişti.

Netanyahu, İsrail hükümetinin kuruluşunun birinci yıl dönümü vesilesiyle dün ilk kez Golan Tepelerinde yapılan kabine toplantısında, uluslararası toplumun, “İsrail’in Golan Tepeleri üzerindeki egemenliğini” tanıma vakti geldiğini ifade ederek, “İsrail, Golan tepelerini sonsuza dek elinde tutacak” ifadesini kullanmıştı.

Golan Tepeleri, Haziran 1967’de Altı Gün Savaşı olarak bilinen Arap İsrail Savaşı’nın bitimiyle İsrail işgali altına girmişti. İsrail, 1981’de Golan’ın ele geçirdiği bölümlerini çeşitli uluslararası kararlara rağmen tek yanlı olarak ilhak etmişti.

Azerbaycan’dan Ermenistan’a bir darbe daha

Azerbaycan Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, cephe hattında Azerbaycan askerleri tarafındanErmenistan’a ait İnsansız Hava Aracının (İHA) vurulduğu bildirildi.

Yetkililer, Azerbaycan mevzileri üzerinde keşif uçuşu yapmaya çalışan Ermenistan’a ait “X-55”model İHA’nın Azerbaycan askerleri tarafından düşürüldüğünü açıkladı.

Afrikalı çocukları Irak’ta savaştırmışlar

The Guardian gazetesi, İngiltere’de savunma konularında hizmet veren bir şirketin, Irak işgali sırasında Afrikalı çocukları paralı asker olarak kullandığını yazdı. Şirkette daha önce üst düzey yöneticilik yapan James Ellery tarafından yapılan açıklamada, “Afrikalı çocuk askerlerin Avrupalı askerlere göre daha ucuz olduğu için” bu yönteme başvurulduğunu belirtti.

Sierra Leone’yi “işsizliğin yüksek olduğu ve iyi işgücü olan” bir ülke olarak tanımlayan Ellery, buradan alınan eski çocuk askerlerle Irak’taki ABD varlığının masraflarını düşürdüğünü söyledi.

İngiltere’den toplanan paralı askerlerin daha iyi bir kuvvet olacağını söyleyen Ellery, ancak bunun “masrafının karşılanamayacağını” da vurguladı. Ellery, bu sebeple İngiltere’den sonra Asyalıların tercih edildiğini, Asyalıların da masrafları karşılayamayacağının anlaşıldığında, Afrikalılara yönelindiğini iddia etti.

Eski şirket yöneticisi Ellery, Sierra Leone’de ciddi bir işsizlik ve yoksulluğun olduğunu, buradan alınan askerlere günlük 16 dolar ödendiğini belirtiyor.

Sierre Leone, 6 milyon nüfusuyla Batı Afrika’da yer alan fakir bir ülke konumunda bulunuyor. Ülke 1990 yılından 2002’ye kadar yıkıcı bir iç savaş geçirmi,. onbinlerce kişi hayatına kaybetmişti. İç savaş sırasında çocuklar, militan gruplar tarafından zorla asker yapılmış, asker olmayı kabul etmeyen binlerce çocuk ve gencin elleri, ayakları kesilmişti. Ülkede binlerce elsiz ve ayaksız sakat insan bulunuyor.

Kaynak:DünyaBülteni