Altın ne kadar?

OPEC’in Doha’da gerçekleştirdiği toplantıda petrol üretiminin üretim sınırlaması konusunda bir mütabakata varılmamasının ardından petrol fiyatları hızla düşüşe geçti.

Altın ne kadar?Altının ons fiyatı 5 günde 20 dolar birden arttı

Bunun etkisiyle insanlar güvenli liman olan altına yöneldi ve altın talebi arttı. Bu doğrultuda altının ons fiyatı 14 Nisan 2016’da bin 226 dolar iken bugün(19 Nisan 2016) ise bin 245 dolar seviyesine kadar yükseldi.

ALTIN FİYATLARI NE KADAR OLDU?

Tüm bu verilerin etkisiyle çeyrek altın alış fiyatı 180.56 lira iken satış fiyatı ise 185.07 liradır.

Gram altın alış fiyatı 112.78 lira iken satış fiyatı ise 112.80 liradır.

Cumhuriyet altını alış fiyatı 748.71 lira iken satış fiyatı 760.02 liradır.

Yarım altın alış fiyatı 361.12 lira iken satış fiyatı 370.15 liradır.

22 ayar altın alış fiyatı 102.73 lira iken satış fiyatı 103.5 liradır.

18 ayar altın alış fiyatı 82.41 lira iken satış fiyatı 84.74 liradır.

14 ayar altın alış fiyatı 64.35 lira iken satış fiyatı ise 66.10 liradır.

Gazprom’un Türkiye’ye ihracatı yükseldi

Gazprom CEO’us Alexei Miller’ın verdiği bilgiye göre Gazprom’un Avrupa ve Türkiye’ye ihracactı 1 Ocak-16 Nisan döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 22,6 artış gösterdi.

Ancak Miller, kaç metreküp ihracat yapıldığı konusunda bilgi vermedi.

Miller, 1 Ocak-16 Nisan döneminde Almanya’ya ihracatı yüzde 21,3,İtalya’ya ihracatın yüzde 16, İngiltere’ye ihracatın yüzde 162,3, Polonya’ya ihracatın yüzde 35,7 ve Fransa’ya ihracatın yüzde 50,2 arttığını belirtti.

Moody’s Türk bankalarını analiz etti

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, Türk bankalarının varlık teminatlı menkul kıymet (VTMK) ihraçlarının önümüzdeki aylarda artmasının muhtemel olduğunu ve bunun da toptan fonlama maliyetlerini, euro piyasasındaki olumlu şartlardan dolayı düşüreceğini belirtti.

Moody’s Başkan Yardımcısı Simone Zampa, Türk bankaları hakkında hazırlanan raporda, “Daha likit bir VTMK (covered bond) piyasası Türk bankalarının vade uyumsuzluğunu azaltmasına, fonlama kaynaklarını çeşitlendirmesine ve toptan fonlama maliyetlerini azaltılmasına yardımcı olur” dedi.

Moody’s raporunda Türk bankalarının kaynaklarını geçmişten bu yana yatırımcı güvenindeki değişimlere karşı hassas kısa vadeli piyasa fonlamasından sağladıklarına dikkat çekerek uzun vadeli VTMK ihraçlarının fonlama profillerinin iyileşmesine sağlayacağını belirtti.

Diğer bir Moody’s Başkan Yardımcısı Jose de Leon, “Konut mortgage’ları Türk bankalarının kredi itibarı en yüksek varlıkları ve VTMK’lar için ana teminat kaynağı. Sağlam mortgage taahhüt standartları ve Türkiye’nin elverişli demografik yapısı da bu kredi tipinin ekonomideki daralmaya karşı direncini artırıyor” dedi. 

Dolar bugün kaçtan işlem görüyor

İstanbul serbest piyasada dolar 2,8320, avro 3,2080 liradan güne başladı.
Kapalıçarşı’da 2,8300 liradan alınan dolar 2,8320 liradan satılıyor. 3,2060 liradan alınan avronun satış fiyatı ise 3,2080 lira olarak belirlendi.

Önceki kapanışta doların satış fiyatı 2,8480 lira, avronun satış fiyatı ise 3,2210 lira olmuştu.

Projesi olana 300 bin TL hibe müjdesi

KOSGEB tarafından hazırlanan KOBİ Gelişim Destek Programı (KOBİ-GEL) ile KOBİ’lere yıllık 150 milyonluk destek sağlanacak. İmalat sanayinin orta-yüksek ve yüksek teknoloji düzeyinde faaliyet gösteren işletmelerine projeleri için 300 bin lirası hibe olmak üzere 800 bin lira destek verilecek. KOBİ-GEL ile KOBİ’lerin ekonomideki paylarının ve etkinliklerininartırılmasını, rekabet güçlerinin ve sağladıkları katma değerin yükseltilmesi amaçlanıyor.

Evden çalışana sigorta hakkı geliyor

Özel istihdam büroları aracılığıyla geçici iş ilişkisi kurulması ve uzaktan çalışma gibi esnek çalışma modelini öngören tasarı, yasalaşma yolunda. İş Kanunu ile Türkiye İş Kurumu Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, özel istihdam bürolarının faaliyet alanını genişletiliyor, geçici iş ilişkisi kurma faaliyeti bu bürolara veriliyor. Doğum izni ve doğum sonrası kısmi çalışma hakkı kullanan, askerlik hizmetini yapan ve iş sözleşmesi askıya alınan çalışan yerine başka bir işçi ile geçici iş ilişkisi, bu hallerin devamı süresince kurulabilecek. Mevsimlik tarım işlerinde veya temizlik işleri, hasta, yaşlı ve çocuk bakım hizmetleri gibi ev hizmetlerinde çalışanlar sigortalı olacak.

‘Uzağı yakın ettik’

ELBİRLİĞİ Sistemi’ni Anadolu’daki insanların kendi aralarında yapmış oldukları yardımlaşma ve dayanışma üzerine kurduklarını belirten Emin Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Üstün, “İmece sisteminden gelip ve bu sistemle birlikte birçok insanın ev ve araba hayallerini gerçekleşmesini sağladık” dedi. Sistemin temelini 1991 yılında Ümraniye’de attıklarını ve o tarihlerde Türkiye koşulları nedeniyle zor olan otomobil alımlarını kolaylaştırdıklarını belirten Üstün, konut sistemini de aynı nedenle ve aynı şartlarda sonraki yıllarda kurduklarını belirtti.

Eminevim’in 2005’ten itibaren bütün gücüyle çalışmaya başladığını ifade eden Üstün, “Onbinlerce insanı ev sahibi yaptık. İnsanların birbirlerine yardım ederek, tamamen faizsiz, alacakları eve fazla para ödemeden daha uygun fiyatlara sahip olmalarını sağladık. Bugün 80 binin üzerinde teslimatımızla, çeyrek asırdır müşterilerimize hizmet veriyoruz” dedi.

HERKESE 1 EV, 1 ARABA

Üstün, bir dönemler siyasi arenada çok bilinen ‘herkesin bir ev, bir araba’ sahibi olacağına yönelik söylemleri ktendilerini gerçekleştirdiğini ifade ederek, “Bu gün hemen hemen herkesin hayali olan 2 anahtarı, 25 yılı geride bıraktığımız şu günlerde arkamıza dönüp baktığımızda, zamanın başbakanının dahi gerçekleştiremediği bu hayali bizim gerçekleştirdiğimizi görüyoruz. Bu da bizim için ayrı bir gurur kaynağı” açıklamasını yapıyor.

BİZDE SATIŞ DURMAZ

Üstün, özellikle inşaat sektörünün en önemli unsurlarından biri haline geldiklerini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Zaman zaman gayrimenkul satışlarında bir duraksama, bir belirsizlik olsa da, bizim satışlarımızda bu hiç olmadı. Çünkü satışlarımızı tabana yaydık ve elbirliği sistemimizle vatandaşların alım gücünü yükselttik. Onlar için uzak olanı yakın ettik. Sektörün en bunalımda olduğu dönemlerde dahi biz aylık 1.100’ün üzerinde teslimat ve 2.500’ün üzerinde satış gerçekleştirdik. Bugün aylık teslimat ve satış rakamlarımıza baktığımızda ne kadar yükseklere çıktığımızı görüyoruz. Bu da sektöre olumlu olarak dönüş yapıyor.”

İNSANLARI BİR ARAYA GETİRİYORUZ

 Kurdukları sistemle insanları birleştirdiklerini ve bunların gayrimenkul alımlarıyla sektörün canlılığını koruduğunu belirten Üstün, şunları ifade etti: “Elbirliği sistemimizin sadece bireysel olarak değil, gayrimenkul sektörüne de katkılarını buradan görebiliyoruz. Yaptığımız organizasyonlarla vatandaşlarımız projelerden ev sahibi oluyor ve aynı zamanda projelerdeki satışlar devam etmiş oluyor. Satışlar devam ettikçe yenisi yapılıyor. Yeni yapılan konutlarda insanlar çalışıyor iş sahibi oluyor. Burada sistemimiz sektöre can simidi oluyor diyebiliriz.” 

‘2016 HEDEFİMİZ DAHA DA BÜYÜK’

Emin Üstün, 2016 yılında organizasyon ve inşaatlarının bütün hızıyla süreceğini açıkladı. Büyüme itibariyle yüzde 30’luk bir oran yakalayacaklarını ifade eden Üstün, “İlk adımlarımızdan biri Emin inşaat olarak Erzurum’da yapacağımız AVM olacak. Bir diğeri de Afyon’da yapımına başlayacak olacağımız termal otel olacak. Darıca da konut yapımına başlayacağız. Bunun yanında, anlaşma üzerinde olduğumuz bazı arsalar var. Anlaşmalar gerçekleşirse bu projelerde başlamış olacak. Ankara ve Bursa da arsa çalışmalarımız devam ediyor. Burada da hitap ettiğimiz müşterilerimiz için konut çalışmalarımız çok yakında başlayacak” bilgilerini verdi.

 

‘Küresel korsan ithalatı 500 milyar dolara yaklaştı’

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından yayınlanan raporda dünyada yıllık korsan ve sahte mal ithalatının hacminin 500 milyar dolara yaklaştığı uyarısı yapıldı.

OECD raporunda, 2013 yılında bu rakamın 461 milyar dolar olduğu ve bu miktarın küresel ithalatın yüzde 2,5’ine denk geldiği kaydedildi.

OECD 2013 yılı için küresel ithalatın miktarını 17,9 trilyon dolar olarak tahmin etti.

ABD, İtalyan ve Fransız mallarının en fazla taklit edilen ürünler arasında yer aldığı kaydedilen raporda, Avrupa Birliği ülkelerine ithal edilen malların yüzde 5’ini taklit ve sahte ürünlerin oluşturduğu belirtildi.

Rapora göre, dünyada taklit edilen malların yüzde 20’sini Amerika, yüzde 15’ini İtalya, yüzde 12’sini Fransız, yüzde 12’sini İsviçre, yüzde 8’ini Japon ve yine yüzde 8’ini Alman markaları oluşturuyor.

OECD’ye göre, taklit ve sahte malların yüzde 63,2’si Çin’den, yüzde 3,3’ü Türkiye ve yüzde 1,9’u ise Singapur’dan geliyor.

“Fındık fiyatlarını tekeller düşürüyor”

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, fındık tekellerinin rekolteyi her yıl yüksek göstererek fiyatları üreticinin aleyhine çevirmeye çalıştıklarını söyledi.

Düzce Ziraat Odaları Birliği Başkanı Ramazan Öztürk’ün davetlisi olarak Düzce’ye gelen TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Düzce Ziraat Odası’nda ilçe ziraat odalarının başkanlarıyla bir araya geldi. Bayraktar, toplantı sonrası Karadenizli çiftçilerin ana gündem konusu olan fındıkla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Ziraat odalarının yalnız bırakıldığını belirten Bayraktar, “Kasım başında 14 veya 15 lira civarında seyreden fındık fiyatları bugün 7-7,5 lira civarına düşmüştür. Bölgede 400 bin ailenin geçimini fındıktan sağladığını biliyoruz. 2 milyona yakın insanımız geçimini fındıktan sağlıyor. Dünya ticaretinin yüzde 70’ini Türkiye sağlıyor. Maalesef alıcısı az, satıcısı çok olan bir sektörde rekabet ortamının olmadığını görüyoruz. Rekabet ortamının olmaması bu sektörde tekelleşme var demektir. Ziraat odaları olarak bu tekelleşmeyle büyük mücadele vermekteyiz. Biz bu tekellerle mücadele verirken çoğu zaman yalnız kaldık. Hiçbir paydaşta destek gelmedi. Bugün de bu mücadeleyi yalnız veriyoruz” dedi.

Fındık tekellerinin rekolteyi her yıl yüksek gösterdiklerini ve fiyatları üreticinin aleyhine çevirmeye çalıştıklarını kaydeden Bayraktar, “Alanda yaptığımız rekolte çalışmaları sonucunda biz her yıl rekoltemizi açıkladık. Bizim açıkladığımız rekoltenin daima 100 bin ton üzerinde rekolte açıklandı. Gaye fiyatları düşük tutmak. Doğal afet yaşadık. Bir ilimizde üretici sıfır çekti. Biz üreticimizi rekoltemize inandırdık. 2014 yılında fındık fiyatlarının yükselmesini sağladık. Geçen yıl üreticimiz bizim rekolte tahminlerimize inandı, fındığını pazara indirmedi ve fındık 15 liradan satıldı” şeklinde konuştu.

“ZİRAAT ODALARI HÜKÜMETE ŞİKAYET EDİLDİ”

Bu çalışmaları yaparken yanlarında kimsenin olmadığını söyleyen Bayraktar, üreticiyi uyardıklarını, malınızı emanete vermeyin dediklerini ifade etti. Uçakla üreticiyi uyarı niteliğinde bildiri dağıtmaları nedeniyle hükümete odaların şikayet edildiğini hatırlatan Bayraktar, “Bu sene de rekolte tahminini açıkladık. Üreticimize dedik ki emanete fındık vermeyin. Ama üreticimiz bu sene bizi dinlemedi. Emanete keşke fındık vermeseydi. Bir yabancı firma manav ve tüccarlarla anlaşarak çiftçinin görüşünü almadan 20 bin fındığı dış piyasaya sattı. İşte bugün fındık fiyatlarının düşmesinin nedeni budur” dedi.

“DEVREYE TMO GİRMELİ”

Hükümetle görüşmelerin yapıldığını ve TMO’nun devreye girmesini istediklerini söylediklerini belirten Bayraktar, tekellerin istedikleri zaman fiyatı indirip çıkardıklarını söyledi. Devletin milyonlarca insanın kaderini yabancı sermayenin inisiyatifine bırakamayacağını belirten Bayraktar, hükümetin bir an önce harekete geçmesini istedi. Şemsi Bayraktar, “Sayın Başbakan geçtiğimiz günlerde Düzce’ye yaptığı ziyarette bir talimat verdiğini ifade etmiş. Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş da üreticiye yardımcı olacaklarını ve kısa sürede açıklama yapacaklarını ifade etti. Bu açıklama çok geç kalmadan yapılmalıdır. Üreticinin sabrı kalmamıştır. Zaman geçmektedir. Bir an önce üreticimiz rahatlatılmalıdır” dedi.

İstanbul’un yeni kardeş şehri

İstanbul ile Tiflis arasındaki kardeş şehir protokolü Saraçhane’de bulunan Başkanlık Sarayı’nda imzalandı. İmza törenine İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve Tiflis Belediye Başkanı Davit Narmania’nın yanı sıra iki şehrin bürokratları da katıldı. İmza töreninde konuşan Başkan Kadir Topbaş, “Tiflis ile olan ekonomik iş birliği protokolünü kardeş şehir protokolüne çevirmek üzereyiz” dedi.

İmzalanan her türlü protokolün önemli olduğunu ve bu protokollerin hayata geçirilmesinin de her şeyden daha önemli olduğunu vurgulayan Başkan Topbaş, “İmzaladığımız her protokolü sonuç veren bir protokol haline çevirmek zorundayız” dedi.

Başkan Topbaş konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Büyükşehir olarak bizim 39 kardeş şehrimiz var. 20 tane de iş birliği protokolü imzaladığımız şehirler var. 18 tane de iyi niyet mektubu protokolü imzaladığımız şehirler var. Şunu samimi olarak söylüyorum ki bu protokoller sadece kağıt üzerinde kalmamalı. Gerçekten aktif ve sonuç veren protokoller haline getirmek zorundayız. Katıldığım uluslararası toplantılarda da dile getirdiğim gibi, bu imzaladığımız kardeş şehir protokolleri için bir masa oluşturalım ve bu protokolleri takip eden bir sistem şekilde çalışsın. Başkanların görevi bittiğinde bu protokoller de bitmesin ve devam etsin.”

Tiflis’in imzalanacak kardeş şehir protokolüyle İstanbul’un 40.kardeş şehri olacağını belirten Başkan Topbaş, “Bir penceremiz gibi gördüğümüz bize çok yakın olan bir şehirle kardeş şehir protokolünü imzalamaktan da mutluluk duyuyorum” dedi.

Protokolde yer alan maddelerden birinin de Tiflis’e 5 otobüs verilmesi olduğunun altını çizen Başkan Topbaş, “5 otobüsümüz bir hediye olarak İstanbul’dan Tiflis’e gidecek ve oradaki insanlara hizmet verecek. Ve bu da bizden orada bir dostluk nişanesi olarak kalacak. Bu anlaşma iki ülke arasındaki dostluğa bir milat bir tarih düşüyoruz” diye konuştu.

İmza töreninde konuşan Tiflis Belediye Başkan Topbaş’a ev sahipliğinden dolayı teşekkür ederek, “Umarım sizde bizi ziyaret ettiğinizde en az sizin kadar güzel bir ev sahipliği yaparız” dedi.

Türkiye ile Gürcistan arasında yıllardır var olan ilişkilerin imzalanacak olan İstanbul – Tiflis kardeş şehir protokolüyle daha da güçleneceğine inancının tam olduğunu ifade eden Narmania, “Sayın Başkan’a gönderecekleri otobüsler için şimdiden teşekkür ediyorum. Eminim Tiflis halkı da çok mutlu olacak” dedi.

İstanbul’u süsleyen lalelerden de çok etkilendiğini ifade eden Narmani konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Gerçekten İstanbul’da gezdiğim her yerde laleler vardı. Şehrinize ayrı bir güzellik katmış. İstanbul’da düzenlemiş olduğunuz Lale Festivali gibi büyük bir festival olmasa da gelecek yıl biz de Tiflis’te Lale Festivali yapmayı düşünüyoruz. Ayrıca Tiflis’in en güzel manzaraya sahip yerlerinde birinde bir park yapıyoruz. Ve bu parka ‘İstanbul Park’ adını verdik.”

Konuşmaların ardından Başkan Topbaş ile Tiflis Belediye Başkanı Davit Narmania arasında imzalanan protokolle İstanbul ve Tiflis kardeş şehir oldu.