Bahçeli: Hemen yargılansınlar!

MHP lideri Devlet Bahçeli grup toplantısında partililere seslendiği konuşmasında dokunulmazlıklar konusunda açıklamalarda bulundu.

Bahçeli’nin açıklamaları şöyle:

MHP, AK Parti’nin teklifine destek verecektir. Dokunulmazlıklar karma komisyona gelecek. Terörle ilişkisi kesinleşmiş vekillerin derhal dokunulmazlıkları kaldırılmalı.

Bahçeli: Hemen yargılansınlar!HDP tutuştu!

Bunları ne yapacağız? HDP’nin turşusunu mu kuracağız?

Bunların eş başkanları şimdi mi hatırlamıştır vatanı. Ne diyor bunlardan biri “Vatanımızı böldürmeyeceğiz” Bu dokunulmazlıkların kaldırılması korkusudur.

Bu hafta gelecek dosyalar bir an önce işleme konulmalı ve terörizme destek veren vekiller yargının önüne çıkarılmalıdır.

Bahçeli: Hemen yargılansınlar!Dokunulmazlıklar kaldırılıyor

Bahçeli sazı eline alıyor, ihraç edecek

Gazeteci -Yazar  Muharrem Sarıkaya bugünkü köşesinde Devlet Bahçeli’nin Sinan Oğan ve Koray Aydın hakkında soruşturma başlattığını ve ikisinin de partiden ihraç edileceğini yazdı.

Sarıkaya, Akşener’in partiden ihraç edileceğini ve kongreye alınmayacağını da ifade etti.

işte o yazı:

MHP’de tek başına Meral Akşener için değil, Sinan Oğan ve Koray Aydın hakkında da benzer soruşturma başlatıldı.

Her üçünün de 1 Kasım seçimlerinden bu yana verdiği demeçler, parti teşkilatlarında yaptığı konuşmalar derleniyor.

Bunun disiplin ve ihraç ile tamamlanacağını Genel Merkez’de herkes söylüyor.

İkinci haber de MYK toplantısına dönük.

MYK üyelerinden, yani Genel Başkan Yardımcılarından biri Akşener’e sempati cümleleri söylediği gerekçesiyle toplantıya alınmamış.

Üç kaynaktan doğrulattığım kadarıyla, Bahçeli de MYK’da muhaliflerin kurultay sürecine ilişkin değerlendirmede bulunurken Akşener için, “Gerekirse ihraç ederim, yine o kurultaya aday olarak sokmam” demiş.

MHP’de iki isim daha ihraç ediliyor

Milliyetçi Hareket Partisi’nde (MHP) tek başına Meral Akşener için değil, Sinan Oğan ve Koray Aydın’ın 1 Kasım seçimlerinden bu yana verdiği demeçler, parti teşkilatlarında yaptığı konuşmalar derleniyor.

Habertürk’te yer alan habere göre Genel Merkez bu süreci disiplin ve ihraç ile tamamlayacak.

MHP’de Genel Başkan Devlet Bahçeli’ye muhaliflerin açtığı davada tüzük kurultayı yapılmasına karar verilmesinin ardından Bahçeli, temyiz başvurusunda bulunmuştu.

Olağanüstü kongre sürecinin yargıya taşınması ve partiyi kurultaya götürmek üzere 3 kayyumun atanması ile MHP yönetimine fiilen el konuldu. Muhalif kimlikleri ile tanınan kayyumlar kongre için kolları sıvasa da gözler düğümü çözecek Yargıtay’a çevrildi.

Davutoğlu, AKPM Genel Kurulu’na hitap edecek

Başbakan Ahmet Davutoğlu‘nun, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Genel Kuruluna hitap etmek üzere yarın Avrupa Konseyi‘ni ziyaret edeceği bildirildi.

Başbakanlık Basın Merkezinden yapılan açıklamada, bugün gece saatlerinde Fransa’nın Strazburg kentine gidecek Davutoğlu’nun, AKPM Başkanı Pedro Agramunt’un daveti üzerine gerçekleştireceği ziyaret kapsamında, yarın AKPM Genel Kuruluna hitap edeceği belirtildi.

Davutoğlu’nun, AKPM Genel Kurulu’na hitabının yanı sıra Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjorn Jagland, AKPM Başkanı Pedro Agramunt ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Başkanı Guido Raimondi’yle temaslarda bulunmasının öngörüldüğü ifade edildi.

Türkiye’nin, Kasım 2010-Mayıs 2011 döneminde, örgütün karar alma mekanizması olan Bakanlar Komitesi’nin Dönem Başkanlığını üstlendiği, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun da 25 Ocak 2010 – 23 Ocak 2012 tarihlerinde, iki yıl süreyle AKPM Başkanlığını yürüttüğü anımsatılan açıklamada şunlar kaydedildi:

“Türkiye, son dönemde Avrupa Konseyi’nin çalışmalarına katkısını daha da güçlendirmiş, 2016 itibarıyla Avrupa Konseyi bütçesine en fazla katkı sağlayan (grand payeur) ülkeler arasına girmiştir. Eş-zamanlı bir diğer girişimle, ülkemizin Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi ile Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’ndeki üye sayısı 12’den 18’e yükseltilmiştir. Ülkemiz, demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü alanında Avrupa’nın en kapsayıcı platformu olan Avrupa Konseyi’nin kurucu üyesi olarak, Konsey ve kurumlarıyla yapıcı ve güvene dayalı işbirliğini sürdürmeye devam edecektir.”

Kaynak: AA

Akşener yaptırdığı anketlerin sonuçlarını açıkladı

Habertürk Tv’de Ece Üner’in sorularını yanıtlayan Meral Akşener, zamanında Ekmeleddin İhsanoğlu’nun ‘paralel proje’ olduğunu söyleyenlerin şimdi de kendisine aynı suçlamayı yönelttiğini ifade ederek, “Seçim hükümetindeki bakanlık görevini kabul etmiş olsaydım acaba ‘ajan, paralelci’ denilebilir miydi? O gün paralelci değildim, bugün mü paralelciyim. Bütün bu sözleri Türk milletinin ferasetine bırakıyorum” dedi.

OLAĞANÜSTÜ KONGRE KARARI

Mahkemenin olağanüstü kurultay kararı verdiğini hatırlatan Akşener, “Şimdi asıl soru şu, kendi seçtikleri delegelerden neden korkuyorlar? Ben 100 delegeyle görüştüm. Evet denen sayıyı söylesem uykuları kaçar” ifadelerini kullandı. MHP yönetiminin Yargıtay’a başvurmasını değerlendiren Meral Akşener, yapılan başvuruyu incelediğini, olağanüstü kongrenin daha önceki davalara bakıldığında iptal edilmesinin mümkün olmadığını öne sürdü.

Hükümetin hem iktidar hem muhalefet görevini yürüttüğünü, bu yüzden yorulduğunu savunan Akşener, ‘Artık biraz dinlenmeleri lazım’ diye konuştu.

‘YÜZDE 25 OY ÇIKTI’

Aralık ayından beri seçim anketi yaptırdığını söyleyen Meral Akşener, genel başkan olması durumunda MHP’nin oylarının yüzde 25’e yükseldiğini gördüklerini iddia etti. Akşener, kurultayın yapılmasına destek veren delege sayısının, ‘salt çoğunluğun çok çok çok üstünde’ olduğunu da savundu. Meral Akşener, MHP’ye genel başkan olması durumunda her kesimden oy alacağını da ileri sürdü.

Bakan Çavuşoğlu’ndan Avrupa Birliği’ne rest!

Bakan Çavuşoğlu, kendisi hakkında verilen gensoru açılmasına ilişkin önerge ile ilgili olarak TBMM Genel Kurulu’nda konuştu. Çavuşoğlu, Meclis’i her zaman ciddiye aldıklarını belirterek, “Özellikle diplomasiye de önem veren bir bakan olarak bu Meclis’e her zaman geliriz, hesap veririz, bilgi veririz. Meclis’imizi her zaman ciddiye alıyoruz” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin bölgesindeki çatışmaların devam ettiğini söyleyen Çavuşoğlu, “Tüm dünyanın gözü bu bölgede ve Türkiye’de ve Türkiye’nin uyguladığı dış politikada. Bu sorunların hiçbirisini Türkiye çıkarmadı, hiçbirisinden Türkiye sorumlu değil. Türkiye sadece bu sorunları aşabilmek için, bu sorunlara çözüm üretebilmek için bazen bireysel, bazen uluslararası örgütlerle bölgede oluşturduğumuz mekanizmalarla katkı sağlamaya çalışıyor. Biz var olan sorunlarla ilgili ortaya çıkacak fırsatlar için de düşüncelerimizi söylüyoruz, çabalarımızı ortaya koyuyoruz” şeklinde konuştu. Suriye’den gelen mültecilere yönelik olarak Çavuşoğlu, “Bugün Suriye’de ve bölgede bir çözüm umudu varsa mutlaka bunda Türkiye’nin önemli bir rolü vardır ama bu çatışmanın, bu istikrarsızlığın diğer yansımalarına da, insani yansımalarına da duyarsız kalmadık. Bugün 2,7 milyon Suriyeli’yi evimizde ağırlıyoruz ve 2 milyon 700 bin Suriyeli’ye 10 milyar dolardan fazla para harcadık. Bu bizim gurur duyacağımız bir şey ve harcamaya da devam edeceğiz” diye konuştu.

Süleyman Şah Türbesi’nin taşınması sırasında YPG ile işbirliği yapıldığı iddialarına ilişkin olarak Çavuşoğlu, “Süleyman Şah Türbesi’yle ilgili de iddialar var. Neymiş efendim, Süleyman Şah Türbesi’nin geçici olarak taşınmasında oradaki YPG, PYD terör örgütüyle iş birliği yapmışız. Bu doğru değildir. Biz burada DAİŞ ve bölgedeki çatışmalardan dolayı bir tehdit oluşunca bu türbeyi geçici olarak taşımak istedik, kararımızı verdik ve o kararı verdikten sonra da oradaki unsurların hepsine şunu söyledik; ‘Sakın ha karşımıza çıkmayın, karşımıza çıkanı vururuz’ dedik ve operasyonu da yaptık. Bir kaza neticesinde sadece bir astsubayımız şehit oldu, Allah rahmet eylesin, tüm şehitlerimizi saygıyla anıyoruz. Dolayısıyla PYD, YPG’yle iş birliği kesinlikle söz konusu değildir” dedi.

PYD ve YPG’nin Suriye’yi bölmek amacıyla hareket ettiğini kaydeden Bakan Çavuşoğlu, “Salih Müslim Kandil’den niye geldi biliyor musunuz? Salih Müslim Kandil’den Esad tarafından ve bugünkü muhalefetin koordinasyonuyla eski Başbakan Riyad Hicab’ın Başbakan olduğu dönemde Kandil’den indirildi ve ‘Suriye’de de teröristleri organize ederek Türkiye’ye karşı saldırıları başlatın’ diye talimat verildi. Bugünkü muhalefet niye almıyor PYD’yi içine? Terör örgütü olduğu için almıyor, bu gerçekleri herkesin bilmesi gerekiyor. Bugün Ayn El Arap’ta DAEŞ yoksa bu Türkiye sayesindedir. Oradaki insanları, 200 bine yakın Kürt kardeşlerimizi topraklarımıza biz aldık, memnuniyetle aldık” ifadelerini kullandı.

DAEŞ’a karşı mücadele ettiklerini belirten Çavuşoğlu, “Suriye’de DAEŞ’le mücadele konusunda da en çok desteği veren ülke Türkiye. Eğit-donat konusuyla bugün DAEŞ’e karşı mücadele eden unsurlara katkı sağlayan ülke Türkiye’dir. Aynı şekilde yabancı terörist savaşçılar konusunda attığımız adımları daha önceki görüşmelerimizde de sizlere ve kamuoyuna, yüce milletimize arz ettik. Bugün 41 bin kişiye ülke giriş yasağı koyduk ve 3 bin 300 kişiyi yakalayıp ülkelerine teslim ettik. Belçika’daki terör saldırısını gerçekleştiren bir terörist de buna dâhildir. Ve yine oluşturduğumuz risk analiz üniteleriyle 9 binden fazla kişiyi mülakata tabi tuttuk, bunların 2 binini havaalanından geri çevirdik. Bugün bin 200’den fazlası yabancı olmak üzere DAEŞ’le bağlantısı olduğundan şüphelenilen 2 bin 800 kişi gözaltına alındı ve binden fazlası bugün tutuklu durumda” diye konuştu.

Bakan Çavuşoğlu, Avrupa Birliği ile yapılan anlaşmaya değinerek, “Biz insani trajedilere son vermek istiyoruz. İnsanlarımızın, vatandaşlarımızın vizesiz seyahat etmesini istiyoruz. Gümrük Birliği’nin güncellenmesini istiyoruz, yeni fasılların açılmasını istiyoruz. Avrupa Birliği sözünde durmazsa bizde Geri Kabul Anlaşması ve diğer anlaşmaları iptal ederiz. Dolayısıyla Avrupa Birliği’nin sözünde durması gerekir” dedi. 

‘Biz Laz mıyız, Türk müyüz?

Erdoğan: ‘Aklıma rahmetli babama sorduğum bir soru geldi. Bir gün babama sordum; ‘Biz Laz mıyız, Türk müyüz?’ dedim. Babam dedi ki ‘Oğlum büyük dedem Mollaymış, ona sordum ‘Dede biz Laz mıyız, Türk müyüz?’ Büyük dedem de babama şu cevabı vermiş; ‘Torunum, yarın öleceğuk, Allah bize Men Rabbüke, Ve men nebiyyüke, Ve ma dinüke sorularını soracak. Ve ma kavmüke diye bir soru sormayacak. Sana sordukları zaman Elhamdülillah Müslümanım de geç’ demiş.’ diye konuştu.

Şehircilik Bakanı Sarı’dan HDP’ye imalı yanıt

Sarı, TBMM Genel Kurulu’nda, HDP’nin hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmamasının görüşmelerindeki konuşmasında, şehitleri rahmet ve şükranla andı. Sarı, terör saldırısında hayatını kaybedenlere rahmet, yakınlarına ve millete de başsağlığı diledi.

Gensorunun; gerçeklerden tamamen uzak, kime ve niye hizmet ettiği tartışılır, vatandaşları mağdur etmeye yönelik bir girişim olduğunu belirten Sarı, “HDP milletvekillerince AK Parti inşaat merkezli politikaların partisi olarak ifade edilmiş, bilgiden kopuk, nesnellikten uzak iddialar sıralanmıştır. Suç bastırmaktan nemalanan bu iradeden başka bir şey beklemek yersiz ve yanlış olurdu, biz de zaten beklemiyoruz.” dedi.

Sarı, şöyle konuştu:
“İnşaat merkezliden kastınız, sadece bina yapmak ise eksiktir, yanlıştır. Şayet kastınız, inşa ve ihya merkezli bir parti olmamız ise isabetlidir, anlamlıdır ve doğrudur. Doğru, inşaat merkezliyiz. Türkiye’yi baştan sona yeniden inşa, imar ve ihya ediyoruz. Dünyanın en uzun ve geniş köprülerini, tüp geçitleri ve tünelleri, her ilimize yaptığımız havaalanlarını ve üniversiteleri, okulları, hızlı trenleri, iş merkezlerini, yaşam alanlarını ve sosyal donatıları kastediyorsanız haklısınız. Bütün bu çalışmalarla Türkiye’yi baştan başa yeniden donatıyoruz.”

Bakan Sarı, Marmaray gibi tarihi tüp geçitleri, Avrasya tünelini insanlar işlerine daha hızlı gitsin, ailesine kavuşsun diye yaptıklarını söyleyerek, “Birileri ise evlerin, sokaklarının altına tünelleri kazıp, insanları evlerinden ediyor, gencecik fidanlarımızı bu tünellere gömüyor. Biz yolları ‘ticaretim gelişsin, ülke kalkınsın’ diye yaparız ama birileri ise altına yerleştirdikleri patlayıcılarla kamufle etmek için yapar.” dedi.

Her türlü engellemeye rağmen bölgenin inşa ve ihyası için terör saldırılarında yıkılan, yakılan binaların yapılması ve bütün niteliksiz alanların elden geçirilmesi için çalışacaklarını ifade eden Sarı, çalışmalarını inatla, azimle, kararlılıkla sürdürdüklerini kaydetti.

Bakan Sarı, teröre karşı operasyonlar başladığı günden beri uzman kadrolarıyla bölgede olduklarını vurguladı.

Bölgedeki il müdürlüklerini adeta genel müdürlük haline getirdiklerine işaret eden Sarı, “Bölge normalleşene, huzur ve kardeşlik gelinceye kadar ve millet hain terör örgütünden kurtulana dek orada olmaya devam edeceğiz. Biz Sur’dayız, Silopi’deyiz, Cizre’deyiz, Suriçi’ndeyiz, Nusaybin’deyiz. Biz bu ülkeyi kalkındırmak için gece gündüz mücadele edeceğiz.” diye konuştu.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Sarı, Diyarbakır Suruçi’nin insanlığın ortak mirası olduğunu vurgulayarak, ev sahipliği yaptığı bütün medeniyetlerin izlerini bir madalya gibi göğsünde taşıyan Suriçi’nin zengin tarihi ve kültürel dokuya sahip örnek bir hazine olduğunu bildirdi.

Suriçi bölgesinin Diyarbakır Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 1988’de aldığı kararla kentsel sit alanı ilan edildiğini belirten Sarı, şunları kaydetti:

“Başta surlarla, burçlar olmak üzere, alanda bin 142 yapı tescillenerek koruma altına alınmıştır. Suriçi ile ilgili olarak, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Diyarbakır Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 2012’de aldığı kararla, koruma amaçla nazım imar planı ve aynı yıl koruma amaçlı uygulama imar planı onaylanarak yürürlüğe girmiştir. Devlet, 1988’den bu güne kadar var olan ve işlemde olan süreci yürütmektedir. İddia edildiği gibi bugünden yarına alınmış, Diyarbakır ve Sur Belediyelerinin haberleri yokmuş, hiç görüşleri alınmamış gibi bir durum söz konusu değildir. Bugün görüşlerini almadığımız iddia edilen belediyeler, terör örgütü bölgede çukurlar kazarken, barikatlar, el yapımı patlayıcılarla tuzaklar kurarken, çıkıp da neden tek bir söz söylemedi?”

Daha sonra yapılan oylamada, Bakan Sarı hakkında verilen gensoru önergesinin gündeme alınması kabul edilmedi.

Akşener’in yaptırdığı anketten ne çıktı?

Habertürk Tv’de Ece Üner’in sorularını yanıtlayan Meral Akşener, zamanında Ekmeleddin İhsanoğlu’nun ’paralel proje’ olduğunu söyleyenlerin şimdi de kendisine aynı suçlamayı yönelttiğini ifade ederek, “Seçim hükümetindeki bakanlık görevini kabul etmiş olsaydım acaba ’ajan, paralelci’ denilebilir miydi? O gün paralelci değildim, bugün mü paralelciyim. Bütün bu sözleri Türk milletinin ferasetine bırakıyorum” dedi.

OLAĞANÜSTÜ KONGRE KARARI

Mahkemenin olağanüstü kurultay kararı verdiğini hatırlatan Akşener, “Şimdi asıl soru şu, kendi seçtikleri delegelerden neden korkuyorlar? Ben 100 delegeyle görüştüm. Evet denen sayıyı söylesem uykuları kaçar” ifadelerini kullandı. MHP yönetiminin Yargıtay’a başvurmasını değerlendiren Meral Akşener, yapılan başvuruyu incelediğini, olağanüstü kongrenin daha önceki davalara bakıldığında iptal edilmesinin mümkün olmadığını öne sürdü.
Hükümetin hem iktidar hem muhalefet görevini yürüttüğünü, bu yüzden yorulduğunu savunan Akşener, “Artık biraz dinlenmeleri lazım” dedi.

“YÜZDE 25 OY ÇIKTI”

Aralık ayından beri seçim anketi yaptırdığını söyleyen Meral Akşener, genel başkan olması durumunda MHP’nin oylarının yüzde 25’e yükseldiğini gördüklerini iddia etti.
Akşener, kurultayın yapılmasına destek veren delege sayısının, “salt çoğunluğun çok çok çok üstünde” olduğunu da savundu. Meral Akşener, MHP’ye genel başkan olması durumunda her kesimden oy alacağını da ileri sürdü.

Dilek Öcalan, PKK’yı İslamiyet ile savundu

Tererist başı Abdullah Öcalan‘ın yeğeni olan HDP Şanlıurfa Milletvekili Dilek Öcalan, katıldığı bir etkinlikte terör örgütüne karşı düzenlenen operasyonları ilişkin konuştu.

İSLAMİYET’TE BUNLARA YER YOKTUR

“Kürdistan’da devreyen konulan inkar ve imha nedeniyle birçok kentimizde insanların evi yıkılıyor” iddiasında bulunan Dilek Öcalan, öldürülen PKK’lılara ilişkin ise çarpıcı bir yorumda bulundu: “İslamiyet’te bunlara asla yer yoktur. İslam’da kardeşlik, barış ve paylaşım vardır.”