Hz. Peygamber’i Tanımakla O’nu Sevmek Arasındaki İlişki

İnsanı, karşılık beklemeden bir varlığa yakın ilgi, dostluk, bağlılık göstermeye yönelten ve fedakârlıkları göze alacak kadar güçlü olabilen duyguya sevgi diyebiliriz.

Sevmek, sevgi duymak, gönlünde bir muhabbet beslemek. Gönül vermek, âşık olmak. Çok hoşuna gitmek, beğenmek ve hoşlanmak anlamlarına gelir.

Sevginin doğru bir zemine oturması için, bu sevginin nasıl bir sevgi olduğu ne kadar önemli ise sevileni iyi yanları ve beşeri yönleriyle doğru tanıma da o kadar önemlidir.

 

1-HZ MUHAMMED’İ SEVMEMİZİ GEREKTİREN NEDENLER?

 

a) Onun sevgi ve saygı uyandıran özellikleri sahip olması

 

“Hz. Muhammed’i seviyorum” sözünün doğru bir temele oturması için onu niçin sevdiğimizi bilmemiz gerekir. O, sevgi ve saygı uyandıran özelliklere sahip bir insandır. Bunların ne olduğunu bilmek, ona olan sevgimizi daha da güçlü hale getirir.

 

  • O bize yolumuzu aydınlatan bir ışık olan Kur’an’ı getirdi: Kur’an, dalalet içinde karanlıkta olan insana doğru yolu gösterdi.

 

“… İşte size Allah’tan bir nur ve apaçık bir kitap (Kur’an) gelmiştir. Allah onunla rızası peşinde olanları barış yollarına iletir ve onları izniyle, karanlıklardan aydınlığa çıkarış kendilerini dosdoğru bir yola iletir.”[1]

 

“… eğer ona (Peygambere) itaat ederseniz dosdoğruyu bulursunuz”[2]

-Hz. Peygamber, iyiyi emredip, kötüden nehyetti. Güzel şeyleri helal, kötü ve zararlı olanları haram kıldı.

-Yükümüzü hafifletti, zincirlerden kurtardı. O halde kurtuluşumuz, ona inanmak, ona indirilen ışığa uymak, ona saygı göstermek, onu sevmek ve ona yardım etmekle olur.

“… Rahmetim ise her şeyi kapsamıştır. Onu, bana karşı gelmekten sakınanlara, zekatı verenlere ve âyetlerimize inananlara yazacağım.”[3]

“Onlar, yanlarındaki Tevrat’ta ve İncil’de yazılı buldukları Resûle, o ümmî peygambere uyan kimselerdir. O, onlara iyiliği emreder, onları kötülükten alıkoyar. Onlara iyi ve temiz şeyleri helal, kötü ve pis şeyleri haram kılar. Üzerlerindeki ağır yükleri ve zincirleri kaldırır. “Ona iman edenler, ona saygı gösterenler, ona yardım edenler ve ona indirilen nura (Kur’an’a) uyanlar var ya, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.”[4] “Peygamber, mü’minlere kendi canlarından daha önce gelir. ”[5]

b) Hz Muhammed alemlere rahmettir

-Hz. Muhammed insanları kurtuluşa davet etti[6]. Geleceğini düşünen İnsan, kendini helaka götürecek yollara sapmamalıdır.
-Hz. Muhammed kendini kanun üstünde görmezdi[7].
-Hz. Peygamber insan ve diğer yaratıklar için karşılıksız çalıştı.
-Hz. Muhammed yanlış yolda olanı ikna ederdi. Zina yapmak için izin isteyen gence, “annen, bacın, halan, teyzen bunu yapsın ister misin? ” deyince, o genç zinadan vazgeçti.[8]
-İnananları zorlu bir hayatın beklediğini her fırsatta açıkladı. Göklerin ve yerin üstlenemeyeceği emaneti üstlendikleri bildirildi.

c) Onun İnsanlara Tavrı

O bağışlar ve affetmeyi severdi: Mekke fethinde muzaffer bir komutan iken , o, alçak gönüllü, kinden uzak ve bağışlayıcı oldu. Halbuki Mekkeliler onunla alay etmişler, ona hakaret etmişler, Müslümanlara akla hayale gelmedik zulümler yapmışlar, sosyal boykotla onları açlığamahkum etmişler, işkence yapmışlar hatta onlardan bazılarını öldürmüşlerdi. Bütün bunlara rağmen Hz Peygamber onları affetti.
– Hz. Peygamber, insanlara iyi davranır, kimseyi incitmez, yanlışları düzeltirken genel konuşurdu. “Allah’ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafımdam dağılıp giderlerdi. Artık sen onları affet. Onlar için Allah’tan bağışlama dile. İş konusunda onlarla müşavere et. Bir kere de karar verip azmettin mi, artık Allah’a tevekkül et, (ona dayanıp güven). Şüphesiz Allah tevekkül edenleri sever. ”[9]
– O tatlı dilli idi, kimseyle tartışmaz, bağırıp çağırmaz ve güler yüzlü idi.
-İhanet etmez güvenilir idi. (Peygamberlikten önce el-emin idi, özü sözü bir idi, münafıklığı küfürdeen de beter sayardı.) Şaka yaparken bile doğru söyerdi (Yaşlı ve kilolu Ümmü Eymen’e seni deve yavrusuyla yolculuk ettireceğim şakasında olduğu gibi)
– O insanlara eşit muamele eder, insanlara eşit davranır, ırk, renk, cinsiyet, fakir, zengin ayrımı yapmazdı. Fakir, kimsesiz, yetim, hasta garip ve çocuklarla yakından ilgilenirdi (ene ve kafilül yetimi filcenneti hakeza hadisinde şehadet ve orta parmağını işaret ederek “ben ve yetime bakan cennette böyleyiz” demiştir.) Kendisini kanun üstü görmezdi.[10]
– O , hastaları, komşuları ziyaret eder, cenazelere katılır. Cemaatinden görmediği insanların durumunu sorar.
– İnsana savaşta da saygı gösterirdi. Savaşta çocuk, yaşlı, din adamı olanlara dokunmazdı. Savaşta zorla ganimet alma ve yağma yasaktır. Öldürülen bir canlının burun, kulak ve dudaklarının kesilmesi (müsle) yasak.[11] Uhut savaşında Hz. Hamza’nın karnı yarıldı, kulakları ve burnu kesildi. [12] Başkalarına da Uhut’da müsle yapıldı.[13]
– O sevgisini ifade ederdi.
– İnsanın gelişmesini sağlamak, ilgilenmek, selam vermek, hal hatır sormak. Hz. Peygamber selam veriri, alır, izinsiz, kimmsenin evine girmezdi.

2- BİLGİ SEVGİYİ SAĞLAM ZEMİNE OTURTUR

Hz. Peygamberin sevgisini doğru zemine oturtmamak onu sevmek olmaz. Ona aşırı sevgi, onu tanrılaştırmak olur bu yanlış olur. Hz. İsa’yı Hıristiyanlar tanrılaştırılar, halbuki o, bir kuldur.[14]
Hz. Peygamber de Müslümanlar için bu tehlikeye dikkat çekti: İbn Abbas Hz. Ömer’in minberden  Hz. Peygamberin şöyle dediğini açıklamıştır: “Nasara’nın , İbn Meryem’i yücelttikleri gibi beni yüceltmeyin ben kulum, Abdullah ve Rasulullah deyin”[15]
Kur’an, bize peygamberleri doğru anlama konusunda yardımcı olur.
Kur’an bazı peygamberlerle ilgili olumsuzluklara da yer verir

 Adem’in isyanı
– Hz. Musa’nın peygamber olmadan önce kazaen adam öldürmesi
– Hz. Nuh’un oğlunun babasına inanmaması
– Lut’un eşinin ona inanmaması
– İbrahim’in babasının putperest olduğu
– Yunus’un görevini yarıda kesmesi[16]
– Hz. Peygamber’in İbn Ümmi Mektum’dan yüz çevirmesi

3- BİLGİ SEVGİNİN YOK OLMASINI ÖNLER
Sevgiyi  Zedeleyen Şeyler;
Sevdiği kişiyi iyi tanıyan kimse, onunla ilgili iddia ve yorumları doğru değerlendirir. Mesela Hz. Peygamber’in eşleri konusu ile onun çok eşliliği sürekli diye getirilerek onun hakkında kuşku uyandırılmak isteniyor. Konuyla ilgili bilgisi eksik olanlar bu iddialara kanabiliyorlar.
Hz. Peygamber sevgisinin doğru bir zemine oturması için onun hayat hikayesinin (siretinin) çok iyi bilinmesi gerekir. Onun hayatı ile ilgili çok abartılı anlatımlar, yanlış değerlendirmeler ve yanlı yaklaşımlardan uzak durmak onu doğru anlamamıza yardımcı olacaktır. Bu açıdan siret ile ilgili yeni araştırmalar yaparak Hz. Peygamber’e olan sevgimizi daha da sağlamlaştırmamız gerekir.

 

TEBRİK

Çeşitli Üniversitelerimizden İlahiyat Fakültesi öğrencilerimizin düşünerek, planlayıp hayata geçirdikleri bu yayın faaliyeti için kendilerine başarılar diliyorum. Hayat boyu kendilerine, yakın çevrelerine, ülkemize ve dünyaya faydalı birer Müslüman olarak hayatlarını devam ettirmelerini Cenab-ı Hak’tan niyaz ederek kendilerini tebrik ediyorum.

 

 

[1] Maide 5/15,16.

[2] Nur 24/54.

[3] Araf 7/165

[4] Araf 7/158

[5]Ahzab 33/6

[6] 8/24

[7] Zümer 39/13

[8] Ibn Hanbel, Müsned,V, 256/7

[9] Ali İmran 159

[10] Zümer 39/13 ayeti bunu ifade eder.

[11] Buhari, Sahih, VI, 228.

[12]  İbn Hişam, III, 15, 44, 47, 75.

[13] İbn. Hişam III, 80.

[14]  Maide 5/116-117.

[15] Buhari, Sahih, Enbiya 49, (IV, 142); Ibn Hanbel, Müsned, 1/24, 3/153.

[16] Saffat 37/140