Kürkçü’yü yerin dibine sokan Davutoğlu’na ilk tebrik

Başbakan Davutoğlu Strazburg’da Avrupa Konseyi üyelerine seslendi.

HDP’LİYİ YERİN DİBİNE SOKTU, İLK TEBRİK BAYKAL’DAN

Burada kendisine “Cizre’de, Sur’da çocuklar kadınlar öldürülüyor” diye kendisine seslenen ve soru soran Ertuğrul Kürkçü’ye sert bir cevap veren Davutoğlu’nu ilk tebrik eden isim Avrupa Konseyi Parlementerler Meclisi’nde üye olan CHP’li Deniz Baykal oldu. Deniz Baykal Davutoğlu’nun konuşması biter bitmez kendisine yaklaşarak onu ilk tebrik eden kişi oldu.

Kürkçü'yü yerin dibine sokan Davutoğlu'na ilk tebrikDavutoğlu, Avrupalıları gözlerinin içine baka baka eleştirdi

Kürkçü'yü yerin dibine sokan Davutoğlu'na ilk tebrikDavutoğlu’ndan HDP’li vekile müthiş kapak!

Davutoğlu’ndan HDP’li vekile müthiş kapak!

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nde kendisine, Güneydoğu’da terör örgütü PKK’ya yönelik operasyonlarla ilgili İngilizce soru soran HDP milletvekili Ertuğrul Kürkçü’ye çok sert cevap verdi.

Ertuğrul Kürkçü: 2015 Temmuz ayından beri PKK ve devletin güvenlik güçleri arasında bir çatışma yürüyor. Bu ne zaman biter?

Ertuğrul Kürkçü bir HDP vekili olarak Avrupa Konseyi’nin resmi dili olan Türkçe’yle bana soru sormasını isterim İngilizce değil.

Davutoğlu'ndan HDP'li vekile müthiş kapak!Davutoğlu, Avrupalıları gözlerinin içine baka baka eleştirdi

 Davutoğlu şöyle dedi:

“Sayın Kürkçü’nün çalışma gününün Türkçe olarak belirlendiği bugünde Türk Başbakanı’na Türkçe hitap etmesini beklerdim. Kim yaparsa yapsın eğer sokaklara mayın döşerse, keskin nişancı yerleştirirse, bomba yüklü araçlarla vatandaşlarımıza saldırırsa, onunla mücadele etmek benim görevimdir ve her Türk vatandaşı kendini güvenli hissedene kadar mücadelemiz sürecektir.”

Başbakan Davutoğlu, “Türkçe dinleyip anlamayı bilseydiniz sorunuzun cevabının bu satırlarda olduğunu anlardınız” diye ekledi.

Terör örgütü canlı bomba saldırısı düzenliyor, siz ülkenin başbakanına operasyonlar ne zaman bitecek diye soruyorsunuz. Kamu güvenliği olmadan bir ülkede yaşanması mümkün değil. Kürkçü eğer kendisi PKK’nın vurduğu hastanede tedavi görüyor olsaydı, PKK’ya gerilla değil,alçak bir terör örgütü derdi”


Davutoğlu'ndan HDP'li vekile müthiş kapak!Kürkçü’yü yerin dibine sokan Davutoğlu’na ilk tebrik

“Kim yaparsa yapsın, ister DEAŞ, ister PKK, ister DHKP-C, kim yaparsa yapsın, eğer sokaklara mayın döşerse, eğer damlara keskin nişancılar yerleştirirse, eğer bomba yüklü arabalarla vatandaşlarımın üzerine saldırırsa onu durdurmak benim asli görevimdir ve bu mücadele siz isteseniz de istemeseniz de her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı kendini güvenli hissedene kadar devam edecektir.”

Ertuğrul Kürkçü’yü az sayıda kişi dinledi

Sabah saat 11.30 sıralarında Kılıçlar Anıtı arkasındaki boş alanda başlayan Nevruz kutlamalarında olası bir saldırıya karşı bin polis görev aldı. Katılımın çok az olduğu gözlenen etkinlikte konuşan HDP İzmir Milletvekili ve HDK Sözcüsü Ertuğrul Kürkçü, “Bu çatışmaların son bulması ve müzakere masasının açılması gerekiyor” diye konuştu.

Yapılan konuşmanın ardından Nevruz ateşi yakıldı. Program Kürt şarkıcıların konseriyle sona erdi.

Demirtaş ve 4 HDP’li şok haber

Adalet Bakanlığı, HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile milletvekilleri Selma Irmak, Sırrı Süreyya Önder ve Ertuğrul Kürkçü hakkında “dokunulmazlıkların kaldırılması” istemiyle hazırlanan fezlekeyi, TBMM’ye gönderilmek üzere Başbakanlık’a sundu. Demirtaş hakkındaki fezlekenin Sur’a yürüyüş çağrısından dolayı düzenlendiği ileri sürüldü.

Kürkçü: Ankara saldırısını YPG yapmadı

Ankara‘da yaşanan terör saldırısının ardından 28 kişi hayatını kaybetti, 61 kişi yaralandı. Yapılan araştırmaların ardından Başbakan Ahmet Davutoğlu, saldırıyı yapanın terör örgütü YPG’li Salih Neccar olduğunu açıkladı.

Açıklamanın ardından ilk tepkiyi verenlerden biri HDP’li Ertuğrul Kürkçü oldu. Nazi Almanyası döneminde Almanya’nın, Polonya’yı işgali için haklı bir nedeni olduğunu göstermek amacıyla, Polonya‘yı sorumlu tutarak kendisine yaptığı kurgu saldırıyı (Gleiwitz Vakası) örnek gösteren Kürkçü, YPG’nin sorumlu tutulmasının komedi olduğunu ifade etti.

Kürkçü: Ankara saldırısını YPG yapmadı

13 HDP’liye fezleke

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, 26 Aralık 2015’te Kayapınar Spor Salonu’nda iki gün süren Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Olağanüstü Genel Kurulu’nda sözde “öz yönetim” ilanına ilişkin yaptıkları konuşma nedeniyle Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile milletvekilleri Selma Irmak, Sırrı Süreyya Önder ve Ertuğrul Kürkçü hakkında başlattığı soruşturmayı tamamladı. Başsavcılık, dokunulmazlıklarının kaldırılması istemiyle hazırladığı fezlekeyi Adalet Bakanlığı’na gönderdi. 

DOKUNULMAZLIKLARI KALKACAK

Soruşturma kapsamında, “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek” ve “Silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlamasıyla Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Selma Irmak, Sırrı Süreyya Önder ve Ertuğrul Kürkçü hakkında fezleke hazırlayan başsavcılık, şüphelilerin, üzerlerine atılı suçların yasal unsurlarının oluştuğu gerekçesiyle Anayasa’nın 83. maddesine istinaden, “dokunulmazlıklarının kaldırılması” talebinde bulundu.

HDP MİLLETVEKİLLERİNE ŞOK

Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi de tahliye olduktan sonra 1 Kasım 2015’te 26. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri’nde HDP’den milletvekili seçilen Osman Baydemir, Dirayet Taşdemir, Çağlar Demirel, Selma Irmak, Ahmet Yıldırım, Besime Konca, Alican Önlü ve Nadir Yıldırım’ın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğu gerekçesiyle Anayasa’nın 83. maddesine istinaden “dokunulmazlığının kaldırılması talebinde bulunulması”na karar verdi. Bu kapsamda hazırlanan fezleke, TBMM Başkanlığı’na sunulmak üzere Adalet Bakanlığı’na gönderildi.

SARIKAYA NORVEÇ’TE YAKALANDI

Terör örgütü PKK’nın üst yapılanması KCK ana davasında 6 yıldır hakkında yakalama kararı bulunan sanık Mustafa Sarıkaya, Norveç’te yakalandı. Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi, Adalet Bakanlığı’na Sarıkaya’nın Türkiye’ye iade edilmesi talebiyle yazı gönderdi.

KIŞANAK’IN DOSYASI DA EKLENDİ

Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi, “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak’ın dosyasının da KCK ana davasıyla birleştirilmesine karar verdi.

AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İSTENİYOR

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan 7 bin 578 sayfalık iddianamede, 190 sanık hakkında, “Devletin birliği ve bütünlüğünü bozmak”, “Terör örgütü üyesi ve yöneticisi olmak” ve “Terör örgütüne yardım ve yataklık etmek” suçlarından 15 yıldan ağırlaştırılmış müebbete kadar değişen hapis cezası isteniyor.

 

Şimdi Demirtaş’la Yüksekdağ düşünsün

Başsavcılık, 26 Aralık 2015’te Kayapınar Spor Salonunda iki gün süren Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Olağanüstü Genel Kurulunda sözde “öz yönetim” ilanına ilişkin yaptıkları konuşma nedeniyle Demirtaş, Yüksekdağ, Irmak, Önder ve Kürkcü hakkında başlattığı soruşturmayı tamamladı.

Soruşturma kapsamında, “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek” ve “Silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlamasıyla Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Selma Irmak, Sırrı Süreyya Önder ve Ertuğrul Kürkçü hakkında fezleke hazırlayan başsavcılık, şüphelilerin, üzerlerine atılı suçların yasal unsurlarının oluştuğu gerekçesiyle Anayasa’nın 83. maddesine istinaden, “dokunulmazlıklarının kaldırılması” talebinde bulundu.

Fezleke, TBMM Başkanlığı’na sunulmak üzere Adalet Bakanlığı’na gönderildi.

Demirtaş ve Yüksekdağ’a kötü haber

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, HDP eş genel  başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile milletvekilleri Selma  Irmak, Sırrı Süreyya Önder ve Ertuğrul Kürkcü hakkında dokunulmazlıklarının  kaldırılması istemiyle hazırladığı fezlekeyi Adalet Bakanlığına gönderdi. 
 
Başsavcılık, 26 Aralık 2015’te Kayapınar Spor Salonunda iki gün süren  Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Olağanüstü Genel Kurulunda sözde “öz yönetim”  ilanına ilişkin yaptıkları konuşma nedeniyle Demirtaş, Yüksekdağ, Irmak, Önder ve  Kürkcü hakkında başlattığı soruşturmayı tamamladı.
 
Soruşturma kapsamında, “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek”  ve “Silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlamasıyla Selahattin Demirtaş, Figen  Yüksekdağ, Selma Irmak, Sırrı Süreyya Önder ve Ertuğrul Kürkçü hakkında fezleke  hazırlayan başsavcılık, şüphelilerin, üzerlerine atılı suçların yasal  unsurlarının oluştuğu gerekçesiyle Anayasa’nın 83. maddesine istinaden,  “dokunulmazlıklarının kaldırılması” talebinde bulundu.

Kürkçü’nün dedesi Kürtleri astırmış

HARUN SEKMEN/ İSTANBUL – “HDP (…) halkın egemenliği için öz yönetim kurmak için yola çıkıyor” diyen HDP İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkçü’nün; dedesi Kadri Ahmet Bey’in öz yönetim talebinde bulunan 96 Kürd’ün idamına karar verdiği, Cemili Çeto ile 3 oğlunun idam edildiği bildirildi.

Kadri Ahmet Beyin, 1. Meclis’te milletvekili iken öz yönetiminde talebinde bulunan Kürtlerin isyanını bastırmak için Meclis’ten izin alarak orduya katıldığı öğrenildi. Cemili Çeto ve Koçgiri isyanını bastırmak için askerlik görevine dönen Kadri Ahmet Bey, İstiklal Mahkemeleri’nde de görev yaptı.

CEMİLİ ÇETO VE 3 OĞLU İDAM EDİLDİ

İstiklal Mahkemeleri’nde üye olarak görev yapan Kadri Ahmet Bey, Cemili Çeto ve Koçgiri isyanına katılan 96 Kürd hakkında idam kararı verdi. İstiklal Mahkemesi, Cemili Çeto ile 3 oğlunun idamına karar verdi.

96 KÜRD’ÜN İDAMINA KARAR VERMİŞ

Araştırmacı yazar ve eski milletvekili Ömer Vehbi Hatipoğlu, Ertuğrul Kürkçü’nün dedesinin İstiklal Mahkemeleri’nde 96 Kürd’ün idamına karar verdiğini söyledi.

Bir insanın babası ya da dedesinden dolayı suçlanması bizim değerlerimiz açısından yanlıştır, ancak o şahıs kendisini, babasının yahut dedesinin yaptıkları üzerinden tanımlıyorsa, referans gösteriyorsa o zaman bu değerlendirmeyi yapma hakkına sahibiz” diyen Ömer Vehbi Hatipoğlu, Kadri Ahmet Bey hakkında çarpıcı bilgiler verdi.

YÜZBAŞILIKTAN BİNBAŞILIĞA TERFİ ETTİ

Ben bu ilişkinin ne olduğunu araştırdığımda gördüm ki, Ertuğrul Kürkçü’nün dedesi Kadri Ahmet Bey Diyarbakır Jandarma Alayında Yüzbaşı rütbesindeyken Birinci Meclis’e milletvekili olarak atanmıştır. Ardından da İkinci Meclis’te Urfa Mebusu olarak görevlendirilmiştir. Ancak rütbesi bu iki dönem arasında yüzbaşılıktan binbaşılığa çıkartılmıştır. Bu rütbe artışının neye bağlı olduğunu sorguladığımızda, kendisinin milletvekiliyken izin alarak Koçgiri isyanını bastırmak üzere orduya girdiğini, isyanın bastırılmasında görev aldığını ve Şark İstiklal Mahkemeleri’nde bulunduğunu görülüyor.”

‘ÖZ YÖNETİM’ İLÂN EDEN KİŞİYE KARŞI HAZIRLANAN ASKERİ BİRLİĞİN BAŞINA GEÇİRİLDİ

“Kadri Ahmet Bey, İstiklal Mahkemeleri’nde 96 Kürd’ün idamına karar vermiştir. Kadri Ahmet Bey, Cemili Çeto adıyla bilinen ve günümüz HDP vekillerinin ağızlarından düşürmediği, ‘öz yönetim’ ilan eden kişiye karşı hazırlanan askeri birliğin başına geçirilmiştir. Cemili Çeto ile üç oğlunun idam edilerek isyanın bastırıldığını görüyoruz.”

ERTUĞRUL KÜRKÇÜ DEDESİNİ REFERANS GÖSTERMİŞTİ

HDP İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, seçim çalışmaları kapsamında yaptığı açıklamalarda, kendisinin Diyarbakır’a ve Kürtlere yabancı olmadığını, dedesi Kadri Ahmet Bey’in Diyarbakır halkı tarafından TBMM’ye gönderildiğini hatırlatarak, “Kendimi Mersin’e de Diyarbakır’a da hiç yabancı hissetmiyorum. Daha doğrusu Kürtlerin olduğu hiçbir yerde yabancı hissetmiyorum. Dolayısıyla benim Diyarbakır’la böylesi tarihi, siyasi bir geçmişim var. İşte bu bağ nedeni ile Kürtlerin olduğu her yerde kendimi evimde hissediyorum” demişti.

Kürkçü’nün dedesi Kürtleri astırmış

Ertuğrul Kürkçü, terör eylemlerine ‘silahlı tartışma’ dedi

Kızıldere olaylarında samanlıkta saklanarak solculuk kariyeri yapan Ertuğrul Kürkçü, teröristlerin hendek kazmasını ve terör eylemi gerçekleştirmesini ‘silahlı tartışma’ olarak niteledi.

HDK konferansında kürsüye eşsözcüler Ertuğrul Kürkçü ve Sebahat Tuncel çıktı. Konferansın gelecek hafta yapılacak HDP Kurultayı öncesinde özeleştiri yapmak ve öneriler getirmek amacı taşıdığını kaydeden Kürkçü şu skandal iddialarda bulundu:

“Türkiye ve bölgemiz büyük bir kaosun, felaketin eşiğindedir. Ama başka bir yerden bakınca, bütün bu kaos sonsuz özgürlük imkânlarıyla birlikte gelmektedir. Eşitsizlik, sömürü ve haksızlık ortadan kalkıncaya kadar çatışma ve savaşlarla bir arada yaşamaya neredeyse mahkûmuz. Türkiye, ya Tayyip Erdoğan ve onun önderliğindeki devletin faşist diktatörlüğü evrilmesinde yol alacak ya da halkların özgürlük mücadelesi, Türkiye Cumhuriyeti’ni özgürlükçü, özyönetimci yeni bir cumhuriyet olarak yeniden kuracak.

“SİLAHLI BİR TARTIŞMA BU”

Kürtlerin özgürlük mücadelesi Türkiye halklarına özgürlükçü, özyönetimci bir yeni demokrasi teklif etmekte, Türkiye’nin diktatöryal rejimi de, tank ve top atışıyla bu teklifi geri çevirmektedir. Özgürlük mücadelesi, bu tank ve top atışlarına özyönetim savunmasıyla karşılık vermektedir. Ortada sürüp giden sadece bir savaş değil, silahlı biçimlere bürünen bir tartışmadır.”